Amasyalıdır. Kudâtdan İzzeddîn Hasan Çelebi bin Sa’dullâh Çelebi bin Sinan Çelebi bin Mahmûd Çelebi bin Ahî Cüneyd Çelebi mahdûmudur. Amasya’da tahsîl-i ulûm edib ders-i âm oldu. Ba’dehû İstanbul’a gidip ammizâdesi Mehmed Efendi’nin sadâretinde mülâzım u müderris oldu.
Sadr-ı müşârün-ileyhin irtihâlinde Yörgüç Paşa müderrisi olarak Amasya’ya avdet etdi. Ba’dehû Hüseyniyye, Kameriyye-i Tokat, Sultâniyye-i Merzifon müderrisi olup sonra Mar’aş, ba’dehû Erzurum, Diyârbekir mevleviyyetleriyle kadr ü i’tibârı a’lâ edildi. Hayli sancâklara kadı oldu.
Ba’dehû ihtiyâr-ı tekâ’üd edib Amasya’da ikâmet etdi. Üçler Mahallesi’nde güzel bir câmi-i şerîf ve civârında bir mekteb ve Pîr Sinan Şehreküstü Mahallesi’nde Sinâniyye tekkesi ittisâlinde bir mescid-i şerîf, İçerişehir’de Kurşunlu Mahallesi’nde bir mekteb yaptırdı. Sultân Bâyezîd Câmii önünde müceddeden bir ahşap köprü binâ etdi. [256]
Bu hayrât-ı şerîfesi mesâlihine muhtelif mahallelerde beş bâb menzillerini ve meydânda üç kıt’a bâğlarını, İbâdullâh Çarşısı’nda on iki bâb dükkânlarını ve Sevincer’de kâ’in çiftliği vakf ve tevliyetini mu’tak u dâmâdı olan Hândân Ağa’ya ve evlâd-ı zükûruna şart u tahsîs etdi.
Üçler Mahallesi’nde ikâmet etdiği konağını mütevellîlerin süknâsına tahsîs edib 1039 senesi zilka’desinin evâhirinde vefât etdi. Câmii şerîfinin önünde kâ’in hazîresinde medfûndur.
Otuzdan ziyâde kölesi, yirmi kadar câriyesi ve dört hâtunu olduğu hâlde ancak bir kerîmesi kalabildi. Köle ve câriyelerini âzâd ederken herbirini evlendirip emlâkinden bir kısmını hîbe ederek ihyâ etmek mu’tâdı idi.
Âlim, kâmil, gâyet sahî, mükerrem, ehl-i hayr ü hasenât idi. Âbâ ve ecdâdından intikâl eden ve kendisinin kazandığı emvâl ü emlâki hayr ü hasenât yolunda sarf ederek Amasya’yı ve kendi ahiretini i’mâr etdi. “Na’îmâ (cilt 4, sahîfe 79) Târîhi”nde tafsîl edilen Anadolu kudâtından olan [257] zât, bu Sa’dî Çelebi’dir. Sadr-ı esbak Dervîş Mehmed Paşa ile mevâlîden Mu’izzeddîn Sencârî bunun kölelerindendir.