Amasyalıdır. Meşâhîr-i nüvvâbdan Mecdî Mustafa Efendizâde Ahmed Rif’at Efendi’nin mahdûmudur. 1263’de Gümüşlüzâde Mahallesi’nde doğdu. Hıfz-ı Kur’ân etdikten sonra Câniklizâde Hâfız Mehmed Hilmi Efendi’den vücûh-i Kur’âniyye’yi öğrendi.

Ba’dehû İbikli Hacı Hasan Efendi’nin dersine devâm edib Sûfîzâde Mehmed Hulûsî Efendi’nin dersinden de istifâde ederek ikmâl-i tahsîl etdi. Ders-i âm olduğu esnâda ba’zı zevâtın yardımıyla Akka nâibi olup ikmâl-i müddet ederek avdetinde yine tedrîs-i ulûm ile meşgûl oldu.

Bu esnâda Hukûk mahkemesi a’zâsı olarak tevzî-i adalete me’mûr oldu. A’zâlıkdan infisâl etdikde 1315’de Ya’kûb Paşa müderrisi olup 1321’de vefât etdi. Kibâr-ı ulemâdan fâzıl, şâir, edebiyât-ı Arabiyye ve Farisiyye’ye vâkıf, zarîf, nüktedân, mizâha mâil bir zât-ı sütûde-simât idi. Mahdûmları Mehmed Cemîl, Ahmed Râif Efendilerdir. Her ikisi de bilâ-veled vefât etdi. Ahmed Râif Efendi ulemâdan olmuşdu. Hayfâ ki genç iken vefât etdi. [244]