Amasyalıdır. Hâce-i Sultânî Amasyalı Ömer Efendi’nin hemşîrezâdesi Mehmed Çelebi mahdûmudur. Müşârün-ileyhin zamân-ı ikbâlinde enderûn-ı hümâyûna girdi. Orada [326] ta’lîm u terbiyye görüp Sultân Murâd-ı Râbi’in teveccühâtına mazhar olmakla bostancılar ocağına hâsekî oldu.
1049 zilhiccesinde Sultân Murâd’ın gözdeleri birer sûretle enderûndan çıkarıldığı esnâda bu da azl u ihrâc olunup Sultân Bâyezîd evkâfı mütevellîsi olarak Amasya’ya gönderildi.
1050 senesi ramazânının yirmi dördünde dîvân-ı hümâyûnda nişâncı olan Amasyalı Eyyûb Paşa’nın şefâ’at ü ricâsıyla bâ-fermân-ı âlî İstanbul’a celb ü da’vet olunarak çâşnigirbaşı oldu.
1054 senesi rebîülevvelinde Efendisi Eyyûb Paşa Mısır vâlîsi olup gitdikte rukebâ-yı ikbâlinin şerriyle şa’bânın altısında sânîyen azl ve enderûndan ihrâc olunup dergâh-ı âlî kapıcıbaşılığı verildi. Bilâd-ı mühimmeyi hidemâtla devr etdi.
1065’de Sadr-ı a’zam İbşir Paşa’nın kethüdâsı Amasyalı Sâlih Ağa’nın himmetiyle mîrlivâ olup sancâklara gitdi. 1070’de Cidde sancâğı beyi ve şeyhü’l-harem olup âzim-i [327] Hicâz oldu.
1073 senesi muharreminde azl edilip sânîyen Sultân Bâyezîd evkâfı mütevellîsi olduğu hâlde Amasya’ya geldi. 1074 senesi gurre-i muharreminde Semendire beyi olup Rûmeli’ne gitdi. Orada dört yıl kalıp 1078 senesi evâ’ilinde ihtiyârlığına binâ’en tekâ’üde sevk edilerek ber-vech-i tekâ’üd sâlisen evkâf-ı sultâniyye mütevellîsi olduğu hâlde Amasya’ya geldi.
Fakat geldikten üç ay sonra hastalanıp sene-i mezkûre recebinin on ikinci günü vefât etdi. Meşâhîr-i ümerâdan bir zât idi. Mahdûmlarından Mehmed Bey ile hattât-ı meşhûr Süleyman Ümnî Çelebi Bey ma’rûftur. Bunlara “Hacı Selîm Beyzâdeler”dendi.