Amasya’nın ulemâ-yı meşâyihinden Mevlânâ Takiyyüddîn Osmân es-Simrî mahdûmudur. Tercemesi yukarıda yazılan pederiyle beraber 637’de Amasya’dan çıkıp ibtidâ Eskişehir’e ve buradan da Şam’a giderek tahsîl-i ulûma koyuldu.

Şam ulemâsından ikmâl-i tahsîl ederek tedrîse ve tezkîre başladı. Bir zâviye meşîhati vazîfesine kanâat ederek inzivâya çekildi. İlim ve fazlı, zühd ve takvâsıyla Şam halkının muhâbbet ve i’timâdını celb ve Emeviyye Câmiinde haftada bir defa va’z ü nasihat ederek 681’de vefât etdi.

“İkdu’l-Cümân”da mezkûr olduğu üzere âlim, âmil, zâhid, kâmil, âbid, vâiz, müttakî bir şeyh-i meşhûr idi. Ulemâ ve ümerânın mahbûb-ı kulûbü ve halkın mu’tekadı olup nasâyih-i müessiresi, vesâyâ-yı [89] mürşidânesi halkı tarîk-i istikâmete cezb ederdi.