Amasyalıdır. A’yândan el-Hâc İlyâs Çelebi bin Receb Çelebi bin Hasan Çelebi bin Hâbil Bey bin Tâceddîn İbrâhim Bey bin Sultân Zeyneddîn Tüli Hân’ın mahdûmudur. Amasya’da Mevlânâ Şemseddîn Ahmed Cündî, mu’allim-i Sultân Bâyezîd olan Mevlânâ Salâhaddîn Mûsâ Çelebilerden tahsîl-i ilm-i kemâl ederek ders-i âm oldu.

878’de müderris, 893’de kudâtdan görüldü. 896’da İstanbul’a gidip Sultân Bâyezîd-i Sânî’nin mazhar-ı teveccühâtı olarak Sofya kadısı ve Rûmeli kadı’l-kudâtı olduğu hâlde 910 hudûdunda vefât etdi. Meşâhîr-i kudâtdan âlim, kâmil, muhibb-i sûfiyye bir zât idi. Mahdûmları Ya’kûb, Osmân, Hızır Çelebilerdir. [517]

Bunlar “Seydî Alizâde” demekle meşhûr idiler. Ya’kûb Çelebi Edirne mollası olup şârih-i “Şir’a”dır. El-Hâc Osmân Çelebi de kibâr-ı kudâtdan olup Amasya’da Pirincci Mahallesi’nde bir dârü’l-hadîs binâ etdi. El-Hâc Hızır Çelebi de kudâtdan idi. Ya’kûb Çelebi evlâdı İstanbul’da kalıp diğerleri Amasya’da ikâmet ü tenâsül eyledi.