Amasyalıdır. Acem Ali Mahallesi eşrâfından Ahmed Çelebi mahdûmu olup Amasya’da mukaddimât-ı ulûmu ahz etdikten sonra Îrân’a gitdi. Orada meşâhîr-i fuzalâdan Celâleddîn Devvânî Mîr Sadreddîn Şirâzî’den ikmâl-i tahsîl ederek avdet etdi.

Amasya vâlîsi Şehzâde Sultân Ahmed’in zamân-ı vilâyetinde ders-i âm olarak fezâ’il-i ilmiyyesiyle fevka’l-âde iştihâr etdi. Meşâhîr-i ulemâdan Bâlîzâde Abdurrahmân Efendi’ye dâmâd ve müderris-i be-nâm olup 918’de Taşköprülü Musliheddîn Efendi yerine medrese-i Hüseyniyye müderrisi oldu.

Ba’dehû Sultâniyye-i Merzifon, buradan Hâtuniyye-i Tokat müderrisi olup kibâr-ı müderisînden iken 933’de Amasya müftüsü ve Sultân Bâyezîd müderrisi oldu. Fakat eşkiyâ-yı Celâliyyeden dolayı 934’de Gümülcine kadısı olarak Rûmeli’ne gönderildi. 938’de orada vefât etdi. Fâzıl, muhakkik, usûl ü fürû’da mâhir idi. Mahdûmu Rûmeli kazaskeri Abdurrahmân Efendi’dir.