Amasyalıdır. Sinop emîri olup “Gâzi Çelebi” demekle meşhûr olan Emîr Nâsıreddîn Ahmed Bey bin emîr-i kebîr Mühezzebeddîn Mes’ûd Bey bin Emîr Azîzeddîn Mehmed Bey bin emîr-i kebîr Mu’îneddîn Süleyman Pervâne Bey’in mahdûmudur.

Pederinin 723’de irtihâlinden sonra başına topladığı bir kuvve-i mühimme ile Sinop’a hücûm edib kefereyi tard ederek istilâ ve i’lân-ı emâret etdi. On yıldan ziyâde Sinop’u hüsn-i muhâfaza ve idâre edib 738’de Kastamonu emîr-i kebîri Candâroğlu Hüsâmeddîn Süleyman Paşa’nın Sinop’a hücûmunda Amasya’ya gelip Ya’kûbşâh’a sığındı.

Ya’kûbşâh’ın Tebrîz’e azîmetinde Kürd ve Taşan beylerle birlikte Sultân Tâceddîn Altunbaş-ı Selçukî’yi tahta çıkarıp kendisi vezîri oldu. Ancak bu vezâreti bir yıldan fazla devâm etmedi. 741 senesi evâ’ilinde Altunbaş’ın hal’inde münzevî oldu.

755’de şehzâde-i müşârün-ileyhin üçüncü cülûsunda iltifât u i’tibâr göremediğinden Halfetoğlu Süleyman Bey tarafdârı [344] olarak Altunbaş’ın hal’ine iştirâk ve Halfetoğlu Süleyman Bey’in emâretini kabûl etdi.

759’da Hacı Kutlu Şâhzâde Ahmed Şâh Amasya’yı istîlâ edeceği esnâda kendisini celb ü istimâle edib kayın pederi olan Kayseriyye emîri Gazan Şâh bin Kürt Bey’in yanına gönderdi.

762’de Karamanoğlu Alâeddîn Bey, Hacı Kutlu Şâh’a galebe ve onu katl etdikten sonra Kayseriyye’ye hücûm eylediği esnâda kayın pederiyle beraber Arabistan’a firâr edib Kudüs’te ikâmet etdi. Orada zevcesi İsfehân Hâtun bint-i Gazan Şâh ile oturup 771’de vefât etdiği “el-İnsü’l-Celîl fî-târîhi’l-Kudsi ve’l-Halîl”de yazılıdır.

Emlâk ü emvâlini zevcesi kabz ve oğullarını infâk ederek medrese-i İsfehânîye nâmıyla Kudüs’te meşhûr olan medresesini yaptırdı. Emlâkini vakf edib tevliyetini oğullarına tahsîs eyledi. “Mühezzeboğlu” demekle meşhûr idi.