Amasyalıdır. 675 harbinde esîr olarak Mısır’a giden Emîr Alâeddîn Ali Bey bin emîr-i kebîr Mu’îneddîn Süleyman Pervâne Bey’in mahdûmudur. Pederi Mısır’da kaldıkta vâlidesiyle beraber Mısır’a gidip orada tahsîl-i ulûm u fünûn ederek pederinin vefâtından sonra avdet etdi.

Amasya’da bir müddet tedrîs ü ifâde ile iştiğâl ederek iştihâr etdiğinden ammizâdesi Mes’ûd Bey’in Amasya vâlîliğinde Amasya kadı’l-kudâtı oldu. 699’da müşârün-ileyhin maktûlen vefâtında yerini Mevlânâ Şemseddîn Ahmed bin el-Verdî’ye verdi.

Ba’dehû Sinop’a gidip orada Mes’ûd Beyzâde Gâzi Ahmed Çelebi’nin zamân-ı emâretinde Sinop kadısı olup 723’de kefere hücûmuyla Gâzi Çelebi’nin vefâtında [339] kaçıp Amasya’ya geldi. Birkaç yıl sonra vefât etdi. Âlim, fâzıl idi.