Amasya’nın meşâhîr-i urefâ ve meşâyihinden Şehir Kethüdâsıoğlu Şeyh Mehmed Ârifî Efendizâde Şeyh Ahmed Kâmil Efendi’nin küçük mahdûmudur. Rüşdiyye mektebinde mukaddimât-ı ulûmu görüp Şirvânî Abdullah ve Canikli Mehmed Efendilerden ikmâl-i tahsîl ederek pederinin irtihâlinde ceddînin tekkesi şeyhi oldu.

Tarîkat-ı Nakşîbendiyye âyinini icrâ ederek Hicâbî Abdülkâdir Efendi’nin mesleğini tutdu. Pederinden münîb olup o da pederinin ve Arifî Mehmed Efendi de Hicabî Abdülkâdir Efendi’nin halîfesi olduğundan tekke eski şöhret-i ilmîyye ve sûfîyyesini muhâfaza etdi. [308]

Hayfâ ki bu şöhreti devam edemedi. Tam otuz yaşında iken 1312’de Hicâz’a gitdi. Ba’de’l-Hac Mekke-i Mükereme’de kolera felâketine uğrayıp zilhiccenin on dördüncü günü vefât etdi. Âlim, kâmil, vakûr idi. Erişecek bir adamdı.