Amasya’da Bâyezîd Paşa Mahallesi’nde çeşmesi olan Gâzi Oruç Bey’in mahdûmudur. Fâzıl-ı meşhûr Kadızâde Küçük Mehmed Efendi’nin dersinde ikmâl-i tahsîl edib tedrîs-i ulûma başladı. Amasya medreselerine müderris ve ba’dehû kadı olup 1067’de vefât etdi. Âlim, kâmil, şâir, ta’lik-nüvîs bir zât idi. Abdî Efendi “Tezkîre”sinde mufassal tercemesi ve eş’ârı vardı. Hayfâ ki yandı. Hâtıramda bu kadarı [304] kalabildi.

Yakın vakitlerde muhterem kardaşım Kilisli Ahmed Rıf’at Bey’in bana lutf etdiği eş’âr mecmu’asında Amasyalı Hızır Efendizâde Mehmed Efendi’nin bir gazeline şu nazîresi görüldü:

Ben elif kâmetine serv-i dilârâ diyemem
Lebine dil uzadıp gonca-i ra’nâ diyemem
Maraz-ı aşka leb-i la’lini em’dir dediler
Râzımı yâre açıp sırrımı ammâ diyemem
Her sınık sırça şehâ câm-ı Sikender mi olur
Her hazef-pâreye mir’ât-ı mücellâ diyemem
Ayağının tozuyuz hâsılı sâhib-nazarın
Şahs-ı nâdâna varıp merdüm-i dânâ diyemem
Ey Siyâmî oturup künc-i kanâatde müdâm
Fakrım izhâr edüben kimseye salâ diyemem¹⁴⁵