Amasya a’yânından ve dergâh-ı âlî kapıcıbaşılarından Kösezâde es-Seyyid el-Hâc Ya’kûb Ağa’nın mahdûmu ve “Köse Hattât” demekle meşhûr Amasyalı es-Seyyid Mehmed Emîn Efendi’nin kerîmezâdesidir.
Gençliğinde enderûn-ı hümâyûna girip hüsn-i terbiyye gördü. Orada hüsn-i sîmâsı, letâfet-i tab’ı ve zarâfeti Sultân Abdulhamîd Hân-ı Evvel’in nazar-ı dikkat ü teveccühâtını celb ve tefeyyüz ederek Sultân Selîm-i Sâlis’in peşgîr ağalığından [152] mîrahûr-ı sânî oldu.
Çünkü bundan mukaddem Fatıma Sultân’ın kerîmesi Zeyneb Sultân kendisine tezvîc edilerek dâmâd-ı şehriyârî olmuşdu. 1209 senesi rebîülevvelinde kapıcılar kethüdâsı ve 1210 senesi recebinde mîrahûr-ı evvel olup enderûnda kesb-i ta’ayyün etdi.
1316 senesi rebîülevvelinin yirmi ikinci günü vezâretle Konya vâlîsi oldu. Sene-i mezbûre şevvâlinde Diyârbekir vâlîsi olup oraya gitdi. 1317 senesi cumâdelûlâsının on ikinci günü Sivas vâlîsi oldu.
Çünkü Diyârbekir’in harâretinden ve havâsının vehâmetinden şikâyet ederek tahvîlini ricâ etmiş ve hastalanmışdı. Sivas’a tahvîl emri vürûdundan bir ay sonra cumâdelâhirenin on ikinci günü Diyârbekir’de vefât etdi. Orada medfûndur.
İlm ü kitâbeti azdı. Fakat gâyet zekî, serî’ü’l-intikâl, hâzır-cevâb, mu’âşereti lezîz idi. [153]
Meclise münâsib söz bulur, hasmını ilzâm eylerdi. Sultân’dan es-Seyyid Ya’kûb Bey adlı bir mahdûmu olup 1256 zilhiccesinde vefât etdi. Kethüdâsı kapıcıbaşılardan Amasyalı es-Seyyid el-Hâc Abdullah Bey ve dîvân kâtibi de Amasyalı es-Seyyid Mehmed Hâşim Efendi idi.