Vakfiyesinde mezkûr olduğu ve tercemesi Şeyh Alizâde Hâfız es-Seyyid Ahmed Rüşdi Efendi zeylinde yazıldığı üzere [355] Amasyalı Şa’bân’ın oğludur. Küçük yaşında babasının vefâtıyla Yakut Paşa imâreti ve Mehmed Paşa Câmii kürsi şeyhi olan Bolulu İbrâhim Efendi’nin himâyesinde büyüdü.

İbrâhim Efendi’den okuyup Yâ Vedûd Tekkesi şeyhi Hacı Mustafa Efendi’den Halvetî Tarîki âdabını gördü. Bundan müstahlef olduğundan 1121’de mumâ-ileyhin vefâtında yerine şeyh olan oğlu Mehmed Çelebi’ye vekîl ve bir müddet sonra mezkûr tekke şeyhi oldu.

Ancak Mehmed Çelebi da’vâ ederek birkaç defa ref’ ve nasb edildiğine canı sıkılıp İstanbul’a gitdi. Üsküdar’da şeyh Nasûhî Mehmed Efendi Tekkesi’nde ikâmet ve bundan da ahz-ı hilâfet ederek şeyhinin tavsiyesiyle Bolu’ya gitdi.

Orada ilmi, hüsn-i hâli, talâkat-ı lisânıyla kendisini tanıtıp Gülyüzü Mahallesi’nde ikâmet ve burada bir tekke uyarıp kesb-i şöhret etdi. Mezkûr mahallede kâin Mehmed Paşa Câmii kürsi şeyhi oldu. 1148’de yine İstanbul’a gidip Nasûhî Tekkesi’nde kaldı. Sonra avdet edib vazîfe-i meşîhatle meşgûl iken Bolu müftüsü oldu. Eşrâf ve halkın [356] merğûbu olarak 1159’da vefât etdi. Meşâhîr-i ulemâdan, sâlih, zâhid, fakîh, müteşerri’ ve şâir idi. Hâne ve dükkânlarını tekkesi mesâlihine vakfetdi. İlâhiyâtı vardır.