Amasya ümerâsından Kımarlı Oymağı reisi Sa’deddîn Süli Bey bin İbrâhim Bey bin Alparslan Bey bin [350] Kûlhân bin Şirvân-Şîrân Hân bin Oğuz Hân’ın mahdûmudur. Amasya vâlileri maiyyetinde ümerâdan iken 612’de Sinop’un fethinde yararlıklar gösterdiğinden Sultân İzzeddîn Keykavus’un teveccühünü kazandı.

Bâ’dehu Selçûkîye hükümdârı olan Sultân Alâeddîn Keykubad’ın emîr-i şikârı ya’nî av beyi olup havâss-ı ümerâdan olmuştu. 627’de Amasya vâlisi olup geldi. 5 yıl Amasya’da vâlilik ederek 632’de vefât etdi. Âdil, müdebbir, yiğit, hayır-perver, kerem-kâr bir zât idi.

Amasya’da Mehmed Paşa Câmii önünde bir mescid-i şerîf ve ittisâlinde kendisine bir türbe binâsıyla emlâkını bunların mesâlihine vakfetdi. Emîr-i şikâr olduğu esnâda Hicâz’a gidip haccetmişdi. Amasya’da Hacı Tığrak ve Baba İlyâs Horasânî mürîdi olduğu münâsebetiyle Nureddîn Sûfî sonra tahfîf edilerek “Nure Sûfî” denmişdir.

Mahdûmları Fahreddîn Karaman, Seyfeddîn Silâr, Şemseddîn Oğuz, Hüsameddîn Timur beylerdir. Dâmâdı birâderzâdesi Şerefeddîn Înaç Bey bin [351] Behram Şâh’dır. Karamanîlerin büyük atası Amasyalı Nure Sûfî dedikleri işte bu Nureddîn Tığrak Bey’dir. Bu zât muârızların farz etdikleri gibi Ermeni değildir. Türk oğlu Türkdür.

Tığrak Bey’in evlâdı 635’de Amasya’da kıyâm ve isyân eden yalancı peygamber Baba İshâk Kefersûdî’nin fitnesinde Amasya’dan çıkıp Silâr ve Oğuz beylerle Karaman ve Timur beyler ilk önce Konya’ya ve buradan iki adamıyla Mısır’a ve sonra da Ermenek’e gidip yerleştiler.

Silâr Bey, Mısır’dan sefâretle Abaka Hân’ın yanına gönderilip Azerbaycan’da kaldı. Bunun mahdûmu İzzeddîn Balaban Bey ve bunun mahdûmu da Amasya vâlisi Şehâbeddîn Şâdî Bey’dir ki büyük atası Tığrak Bey türbesinde medfûndur.

Tığrak Bey’in mescidi, Mehmed Paşa’nın Câmii yapıldıkdan sonra medreseye tahvîl edilmiş ve bu medreseye ibtidâ Tığrâkiyye ve sonra şimdiye kadar Dırâkiyye denmişdir. Bu medresenin kapısı üzerindeki kitâbe-i mahkûke adını ve mescidini ve târihini göstermekdedir. [352]