Amasyalıdır. Ziyâre Mahallesi ahâlisinden Baloğlu Sipâhi Mehmed Ağa bin Behlûl Bey bin Mirza Mehmed Bey bin Mûsa Bey’in mahdûmudur. Ceddi Mirza Bey Hakala beylerinden olup Abâdlı Behlul Bey Ziyâre’de tavattun etmişdi.

Pederinin vefâtında birâderi Behlül Ağa ile pederlerinden mahlûl olan tımâra mutasarrıf oldu. Zeâmet defterinde “Zülfikâr ve [567] Behlül veledân-ı Mehmed Amâsîye 7000/1000 hisse” diye yazılı olup bâlâsında “ibtidâdan babaları tımârına mutasarrıflardır” diye yazılı görüldü.

Ba’dehû Lâdik Kazâsında Şıhlı karyesinde 2121 akçe tımâr daha uhdesine tevcîh edilib Tunus harbine gitdi. 997’de küffâra esir olduğundan bu tımârı uhdesinden çalındı. Ba’dehû ibrâz-ı şecâatle esâretden kurtulub ordu-yı hümâyûna iltihâk eylediğinden Tunus beylerbeyi Mehmed Paşa’nın arzıyla 999’da tımâr-ı mezkûr uhdesinde ibkâ edildi.

Ba’dehû Estergon harbinde bulunub yararlığı görülmekle 1003’de Amasya’nın Arguma Hakala nâhiyesinde Karaköy ve gayride on iki bin akçe tımâr dahi uhdesine tevcîh edilib avdetde Zile voyvadası ve 1005’de sâbık Habeş ve Basra vâlîsi ve Anadolu müfettişi olan Amasyalı Hüseyin Paşa kethüdâsı oldu.

1007 senesi cumâdelâhiresinde müşârün-ileyh Hüseyin Paşa’dan edilen şikâyetler üzerine bilâ tahkîk azl ve Amasya kalesi zindanında beraber habs ve tevkîf edildi. Sene-i mezbûre [568] zilhiccesinde bir fırsat bulub her ikisi de zindandan firâr ederek Karayazıcı Abdulhalîm ordusuna iltihâk etdi.

Bugünden itibâren başına sekiz bin süvâri ve beş bin sekbân toplayıp ihtilâl bayrağını kaldırdı. Devşirme ve gayr-ı Türk olan mühtedîlere karşı Türklüğü müdâfaaya azm etdi. Abdulhalîm Bey’in riyâseti altında hukûk-ı millîyenin istihsâline çalışdı.

Çünkü Enderûn mektebine giren gayr-ı Türkler vezâret, Rûmeli ve Anadolu beylerbeyliği ve sadâret gibi en yüksek mevkileri kendilerine hasr ve tahsîs ederek Türkleri bu makâmât-ı âlîyeden mahrûm etmişlerdi. İhtilâl erbâbı işte bu mahrûmiyetden kurtulub gayr-ı Türklerle müsâvî hukûka nâil olmaya azm etmişlerdi.

Binâenaleyh: Karayazıcı demekle meşhûr Urfalı Abdulhalîm Beyle ma’iyyetinde bulunan milliyetperverlerin aksâ-yı emeli Anadolu’yu istîlâ ederek Âl-i Osmân padişahlarını ve erkân-ı devletini maksâdlarının kabûlüne icbâr etmekdi. Tefrîka değildi. [569]

Bu emelden inhirâf edib Abdulhalîm Şâh unvânıyla da’va-yı saltanata kıyâm eden reis-i cumhûr Abdulhalîm Beyî bir yıl zarfında parçalayıb birâderi Hasan Ağa’yı reis etmişlerdi. Hasan Ağa, ma’iyyetinde ağalardan ileri gelenleri birer sancâğın işgâline me’mûr etdiği esnâda sahib-i tercemeyi de Amasya’yı işgâle me’mûr etdi.

1011 senesi recebinde birinci bâbda tafsil edildiği üzere Amasya sancâğını harben istilâ edib Amasya emîr-i kebîri oldu. Livâyı müstakillen idâreye başladı. Fakat ulemâ ve erkân-ı livânın nasihatlerini ve Sultân Ahmed-i Evvel’in vaadini hüsn-i isgâ ederek arz-ı inkıyâd eylediğinden 1012 senesi rebîülevvelinde uhdesine beylerbeyilikle Karahisâr-ı Şarkî sancâğı tevcîh edildi.

Bu esnâda reis-i cumhûr olan Hasan Ağa’yı ve ma’iyyetindeki erbâb-ı ihtilâl rüesâsını nâtıkasıyle tenvîr ve iknâ ederek her birine birer mansıb verildiği esnâda kendisine de terfian Mar’aş beylerbeyiliği verildi.

1016’da Haleb eyâletine mütevellî olan Canboladoğlu’nun [570] muhârebesinde rüstemâne şecâat ibrâz ederek Canboladoğlu Ali Paşa’yı firâra mecbûr ve ordusunu perişân eylediğinden sene-i mezbûrenin recebi evâilinde Konya beylerbeyi oldu.

Ba’dehû Sadr-ı a’zam Kuyucu Murâd Paşa’nın ma’iyyetinde Anadolu eşkıyâsıyla harb edib avdetde İçil sancâğı beyi ve Teke ve Silifke sancâklarına mütevellî olan Âsi Muslî Çavuşu i’dâm ederek ser-i maktûını Serdâr Murâd Paşa’ya irsâl eylediğinden 1018 senesi rebiülevvelinde vaad-i âlî mûcebince vezâretle Anadolu vâlîsi oldu.

1019 senesi evâilinde Erzurum’a vâlî olup İran seferine me’mûr oldu. 1020 senesi cumâdelâhiresinde Diyârbekir vâlîsi Nasuh Paşa sadrâzam oldukda onun yerine Diyârbekir vâlîsi oldu. 1021 senesi şevvâlinde azl edilib 1022 senesi evâilinde sânîyen Erzurum vâlîsi oldu.

1023 senesi ramazânında sadrâzam olan Öküz Mehmed Paşa’nın sadâretini müteâkib azl edilib Amasya’da ikâmete me’mûr olduğu halde 1024 senesi rebîülevvelinde [571] vefât etdi. Şecî’, müdebbîr, âkil bir vezîr idi. Ziyâre’de tamir etdirdiği Keçioğlu Câmii civârında medfûndur. Oğulları Mehmed, Ali Beyler ve kethüdâsı Ahmed Ağa ve hazinedârı Yahya Ağa’dır. 1018’de Musli Çavuşu i’dâm etdikde mükâfaten kendisine vezâretle Anadolu eyâleti verildiği esnâda mahdûmu Mehmed Bey’e İçil Sancağı ve diğer mahdûmu Ali Bey’e ağır zeâmet verildi.