Özgün Metin

Ey bâġbân olsa kokardı sözüm bûdur
Bâġ-ı cihânda kaddi gibi müşg-bâr serv

Günümüz Türkçesiyle

1. Ey bahçıvan, sözüm budur (sözüm bir kokudur): dünya bahçesinde onun boyu gibi misk saçan bir selvi olsaydı kokusu duyulurdu. (İlk mısradaki "bûdur" sözünün iki anlamı ve beytin okunuşu bizimdir.)

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Sânî'nin kaside de yazdığını gösteren tek iz bu beyittir. Latîfî onu şairin "serv redif bir ḳaṣîdesinden", yani her beyti "serv" kelimesiyle biten bir kasidesinden aldığını söyler. Kasidenin kime sunulduğu, kaç beyitten oluştuğu, bu beytin onun neresinde durduğu kaynakta yazılı değildir. Beyit mısraları birbiriyle kafiyelenmediği için matla değil, bir iç beyittir. Hüsameddin de beyti Latîfî'den aktarır.

Anlam ve Söz Sanatları

Selvi divan şiirinde sevgilinin boyunun en bilinen benzetilenidir; ama selvinin kokusu yoktur. Sânî bu eksikliği beytin merkezine koyar. Bahçıvana seslenir ve ondan dünya bahçesinde sevgilinin boyu gibi misk kokulu bir selvi göstermesini ister gibidir: öyle bir selvi olsaydı kokusu her yere yayılır, herkes onu bilirdi. Yani sevgilinin boyu selviye benzer, ama selvi ona benzeyemez, çünkü sevgili hem selvi boylu hem misk kokuludur.

İlk mısraın sonundaki "bûdur" iki türlü okunabilir. "Budur" olarak okunursa "sözüm şudur" anlamına gelir ve bahçıvana söylenen sözü tanıtır. "Bû-dur" olarak okunursa Farsça "bû", koku kelimesiyle "sözüm kokudur, sözüm kokulu bir şeydir" demek olur. Bu ikinci okuma beytin bütün koku imgeleriyle, "kokardı" ve "müşg-bâr" sözleriyle uyuşur. Neşir kelimeyi "bûdur" diye uzatarak yazar; tevriyenin şair tarafından kastedildiğini kesin olarak söylemek mümkün değildir. Bahçıvan, bahçe, selvi ve misk arasında açık bir tenasüp vardır.

Tarihî Bağlam

Kasidenin hangi vesileyle yazıldığına dair bir kayıt yok. Latîfî beyti Sânî maddesinin son örneği olarak verir; şairin öteki şiirleri ve hayatı Sânî Yûsuf Çelebi yazısından izlenebilir.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar