Saîd Sîret Bey, Amasyalı vezir Şerîf Mehmed Paşa'nın oğlu, ilmiye yolundan yetişmiş bir kadı ve "Sîret" mahlasıyla şiir yazmış bir şairdir. 1238'de (1822-23) Galata, sonra Mekke kadılığına yükselmiş ve 1246'da (1830-31) Mekke kadılığından azledilmiş olarak ölmüştür. Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar onu babasının maddesinin sonunda kısaca "Şâir idi" diye anar; daha ayrıntılı kayıt, Fatîn Dâvud'un Hâtimetü'l-Eş'âr adlı tezkiresindedir ve bir gazelini de bu tezkire korumuştur. Mısır başbakanı Muhammed Şerif Paşa ile hiciv şairi Nihâd Bey onun oğullarıdır.

Ana listede bu kayıt, babası Şerîf Mehmed Paşa'nın adıyla açılmıştır. Hüsameddin'in maddesindeki "Şâir idi" sözü ve 1246 ölüm tarihi, Paşa'nın oğlu Saîd Sîret Bey'e aittir; sayfa bu yüzden şair olan oğul için hazırlanmıştır.

Hüsameddin'in Kaydı

Şerîf Mehmed Paşa'nın hayatı Amasya Tarihi'nde ayrıntılı bir madde olarak yer alır (c. 11). Amasyalı Zaîm Ali Ağa'nın oğlu olan Paşa 1161 saferinde (Ocak-Şubat 1748) doğmuş, kalemlerde yetişmiş, 1187'de azledilerek Amasya'ya gönderildiğinde II. Bayezid vakıflarının mütevellisi olmuş, sonra iki kez sadaret kethüdalığı, Mısır defterdarlığı yapmış ve vezirlikle Cidde ve Habeş valisiyken 1218 cemaziyelahirinde (Eylül-Ekim 1803) Cidde'de ölmüştür. Maddenin son cümleleri aileyi anlatır:

Vezîr-i müşârün-ileyh sâdık, müstakîm, muktedir, sahî, güler yüzlü idi. Halilesinin isrâfından dolayı hayli paraya mâlik olduğu halde güç idâre bildi. Mahdûmu mevâlîden Saîd Siret Bey 1246'da vefât etdi. Şâir idi. Bunun mahdûmları şâir-i heccâv Nihad Bey ile Küçük Şerîf Mehmed Paşa'dır. Ahfâdından biri de Avni Mehmed Bey olup yeğeni dergâh-ı âlî gediklilerinden Mustafa Ağa'dır. Küçük Şerîf Mehmed Paşa 1293 rebîülâhirinde reis-i nuzzâr iken vezâret verilmiş, 1303'de Mısır'da vefât etmişdir. Erkân-ı Mısrıyyeden idi.

Günümüz Türkçesiyle: Bu vezir dürüst, doğru, iktidarlı, cömert ve güler yüzlüydü. Hanımının savurganlığı yüzünden epeyce parası olduğu hâlde geçimini güçlükle sağlayabildi. Mevâlîden, yani yüksek dereceli kadılardan olan oğlu Saîd Sîret Bey 1246'da öldü. Şairdi. Onun oğulları hicivci şair Nihâd Bey ile Küçük Şerîf Mehmed Paşa'dır. Torunlarından biri de Avnî Mehmed Bey olup yeğeni saray gediklilerinden Mustafa Ağa'dır. Küçük Şerîf Mehmed Paşa 1293 rebiülahirinde nazırlar meclisinin başkanıyken kendisine vezirlik verilmiş, 1303'te Mısır'da ölmüştür. Mısır devlet ileri gelenlerindendi.

Hayatı

Fatîn, Sîret'in nerede ve ne zaman doğduğu konusunda sessizdir; meslek hayatının iki ucunu ise tarihleriyle verir:

Nâzım-ı mûmâ-ileyh Şerîf Pâşâzâde Saîd Sîret Beg Cidde vâlisi esbak müteveffâ Şerîf Pâşâ'nın mahdûmu olup tarîk-i tedrîse dâhil ve bin iki yüz otuz sekiz senesi Galata mevleviyyetine nâil olduktan sonra iki yüz kırk altı târîhinde Mekke-i mükerreme mevleviyyetinden ma'zûlen dâr-ı bekâya menkûl olmuştur. Sîret mahlasiyle bir mikdâr eş'ârı vardır.

Günümüz Türkçesiyle: Adı geçen şair Şerif Paşazâde Saîd Sîret Bey, eski Cidde valisi merhum Şerif Paşa'nın oğludur; müderrislik yoluna girmiş, bin iki yüz otuz sekiz yılında Galata mevleviyetine ulaştıktan sonra iki yüz kırk altı yılında Mekke mevleviyetinden azledilmiş olarak ölmüştür. Sîret mahlasıyla bir miktar şiiri vardır.

Fatîn'in iki tarih arasında bıraktığı boşluğu oğlunun hayatı biraz doldurur. Hilal Görgün'ün TDV İslâm Ansiklopedisi'ndeki "Şerif Paşa, Muhammed" maddesine göre Muhammed Şerif 26 Kasım 1826'da İstanbul'da doğduğunda babası Said Sîret Bey Galata kadılığı görevindeydi; 1829'da Mekke kadılığına tayin edilince ailesini de yanına almış, yolda Kahire'ye uğrayarak Mısır valisi Mehmed Ali Paşa'nın misafiri olmuştur. Fatîn'in Galata için verdiği 1238 (1822-23) ile bu bilgi arasında birkaç yıllık fark vardır; Fatîn mevleviyete ulaşma tarihini, madde ise oğlun doğduğu sıradaki görevi esas almış olabilir. Bu bir açıklama denemesidir, kaynaklarda uzlaştırılmamıştır. Sîret'in 1246'daki ölümünün Mekke'de mi, dönüş yolunda mı, İstanbul'da mı olduğu belirtilmez.

Amasya ile Bağı

Sîret'i Amasya'ya bağlayan aile soyudur. Dedesi Zaîm Ali Ağa ve babası Şerîf Mehmed Paşa Amasyalıdır; babası, 1187-1191 (1773-1778) yılları arasında Amasya'da II. Bayezid vakıflarının mütevellisi olarak bulunmuştur. Sîret'in kendisinin Amasya'da doğduğuna, yaşadığına ya da görev yaptığına dair bir kayıt yoktur. Hüsameddin ona ayrı bir madde ayırmaz, babasının maddesi içinde anar.

Ailesi

Hüsameddin'in "Küçük Şerîf Mehmed Paşa" dediği oğlu, TDV İslâm Ansiklopedisi'ndeki maddeye göre Mısır'da hariciye, dahiliye, maarif ve adliye nazırlıkları yapmış, 8 Nisan 1879'da başbakanlığa getirilmiş, birkaç kez hükümet kurmuş olan Muhammed Şerif Paşa'dır. Aynı madde onun büyük dedesini Zaîm Ali Ağa, dedesini Cidde valisi Şerif Muhammed Paşa, babasını Said Sîret Bey olarak verir; bu soy kaydı Hüsameddin'inkiyle tam olarak örtüşür. Ölüm bilgisinde ise iki kaynak ayrılır: Hüsameddin 1303'te Mısır'da öldüğünü söyler, ansiklopedi maddesi 20 Nisan 1887'de Avusturya'nın Graz şehrinde öldüğünü ve cenazesinin Kahire'ye getirilerek gömüldüğünü yazar. Ailenin öteki şairi Nihâd Bey'dir; Fatîn onu 1214'te (1799-1800) doğmuş, tanıdığı hemen herkesi hicvetmiş biri olarak tanıtır.

Şiiri

Fatîn, Sîret'in "bir miktar" şiiri olduğunu söyler ama örnek olarak yalnız birini verir: bahar özlemini işleyen, "İdince gönlümü dîvâne ârzûy-ı bahâr" mısraıyla açılan beş beyitlik bir gazel. Metni ve açıklaması şairin kategorisindeki kendi sayfasındadır. Mahlas alışılmışın aksine son beyitte değil, dördüncü beyitte geçer. Bundan başka Sîret'e ait bir dize elimizde yoktur.

Aynı mahlası taşıyan iki şairin tezkirede hemen arkasından gelmesi, şiirlerin sahibini karıştırmaya elverişlidir. Sîret'in maddesinden hemen sonra gelen "Âşık-ı şûrîde-hâliz zârdır eglencemiz" gazeli, Halîm Girây Sultân'ın oğlu olup 1252'de (1836-37) ölen Şehbâz Girây Sultân'a aittir; onun ardından gelen müseddes de 1232 (1816-17) doğumlu Osmân Sîret Efendi'nindir. Fatîn'in düzeninde şiir şairin hayatından önce verildiği için, Saîd Sîret Bey'e ait olan yalnız onun hayat kaydından önce gelen gazeldir.

Kronoloji

Safer 1161 (Ocak-Şubat 1748): Babası Şerîf Mehmed Paşa doğar.

1214 (1799-1800): Oğlu Nihâd Bey doğar.

Cemaziyelahir 1218 (Eylül-Ekim 1803): Babası Cidde valisiyken ölür.

1238 (1822-23): Fatîn'e göre Galata mevleviyetine ulaşır.

26 Kasım 1826: Oğlu Muhammed Şerif İstanbul'da doğar; Sîret o sırada Galata kadısıdır.

1829: Mekke kadılığına tayin edilir.

1246 (1830-31): Mekke kadılığından azledilmiş olarak ölür.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

Akademik çalışmalar

Çevrimiçi kaynaklar