Özgün Metin

Vezin: Mefâʿîlün mefâʿîlün feʿûlün (vezin tespiti bizimdir)

Selâmı çün nesîm-i sünbül ü gül
Peyâmı çün nevâ-yı sâz-ı bülbül
Ḳad-i ḫûbân gibi mevzûn duʿâlar
Ḫad-i cânân gibi rengîn s̱enâlar
Daḫî mihri gibi envâʿ-ı eşvâḳ
Dil ü cândan nitekim ḥubb-ı ʿuşşâḳ

Günümüz Türkçesiyle

1. (Mektubun) selamı sümbül ve gül kokan seher yeli gibi, haberi bülbülün sazının nağmesi gibi.

2. Güzellerin boyu gibi ölçülü dualar, sevgilinin yanağı gibi renkli övgüler.

3. Bir de sevgisi gibi türlü türlü özlemler; tıpkı âşıkların aşkı gibi gönülden ve candan.

Edebî ve Tarihî Yorum

Bir İnşa Kitabının Açılışı

Latîfî bu üç beyti, Zekâî'nin Suver-i Mekâtib adlı "cerîde-i belâgat-encâm"ının, söz ustalığıyla dolu defterinin başındaki manzum giriş bölümünden aldığını söyler. Kitabın adı mektup suretleri, yani örnek mektuplar anlamına gelir; Hüsameddin aynı eseri Sûr-ı Mekâtib adıyla ve "münşeât" diye anar. Böyle bir kitabın girişinde mektubun kendisinden söz edilmesi şaşırtıcı değildir ve beyitler de bunu yapar: bir mektubun selamı, haberi, duası, övgüsü ve özlem ifadesi teker teker anılır, her birine bir benzetme eşlik eder. Beyitlerin öznesi açıkça yazılmamıştır; "selâmı", "peyâmı", "mihri" sözlerindeki iyelik ekinin mektuba ya da mektubu yazana döndüğü, dibacenin bu kısmından çıkan bir anlamdır. Dibacenin öncesi ve sonrası bilinmediği için bu okuma kesin değildir.

Anlam ve Söz Sanatları

Her mısra bir teşbih üzerine kuruludur ve benzetilenler, divan şiirinin en tanıdık mazmunlarından seçilmiştir. Selam, sümbül ve gül kokusunu taşıyan seher yeline benzer; seher yeli bu şiirde haber taşıyan bir ulaktır, bu yüzden ikinci mısradaki "peyâm", yani haber ile kolayca eşleşir. Haber de bülbülün nağmesine benzetilir; gül ile bülbül böylece iki mısraa bölünmüş olur.

İkinci beyitte iki kelime çift anlamlıdır. "Mevzûn" hem ölçülü, vezinli hem de düzgün endamlı demektir; dualar güzellerin boyu gibi biçimli, ama bir yandan da vezinli dizelerdir. "Rengîn" hem renkli hem de süslü, sanatlı söz demektir; övgüler sevgilinin yanağı gibi al, üstelik nakışlı ifadelerle doludur. Bu tevriyeler, inşa sanatını bir güzelin tasvirine bağlar. Üçüncü beyitte "mihr" sevgi ve güneş anlamlarını birlikte taşır; özlemlerin sayısızlığı, âşıkların candan gelen sevgisiyle ölçülür.

Metin Farkları

Hüsameddin'in Amasya Tarihi'nde aynı beyitler birkaç farkla yer alır: ikinci beytin ikinci mısraı onda "Had-i cânân-sıfat rengîn senâlar", üçüncü beyit "Dahî mihrî gibi envâ'-ı eşvâk / Dil ü candan nitekim aşk-ı uşşâk" biçimindedir. Anlam değişmez; "ḥubb" ile "aşk" kelimeleri arasındaki fark, metnin el yazmalarında dolaşırken uğradığı küçük değişikliklerden biri olabilir. Kitabın adındaki okuma farkı ve kayıp münşeat hakkında bilinenler Zekâî Ahmed Çelebi yazısındadır.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar