Asterios, dördüncü yüzyılın son çeyreğinde Amaseia piskoposluğu yapmış, avukatlıktan kürsüye geçmiş bir hatiptir. Bıraktığı eserlerin hepsi Yunanca söylenmiş vaazlar ve şehit övgüleridir; bugün gerçekliği kabul edilen on altı metin, geç antik çağ Pontus'unun kilise hayatına, pazar yerine, bayramlarına ve gündelik ahlakına dair elimizdeki en canlı tanıklıklar arasındadır. Bu metinlerin çoğu Amaseia'da, kentin kiliselerinde ve şehit türbelerinde, karşısındaki kalabalığa seslenilerek söylenmiştir. Hayatı ve vaazlarının içeriği Amaseia'lı Asterios: Hayatı, Vaazları ve Mirası yazısında ayrıntısıyla anlatılmıştır.
Hayatı
Asterios'un doğum yeri ve tarihi kesin değildir; genellikle 350 dolaylarında doğduğu, 410 dolaylarında öldüğü kabul edilir. Gençliğinde retorik ve klasik edebiyat okudu, Demosthenes'i yakından tanıdı ve piskopos olmadan önce avukatlık yaptı. 380 ile 390 arasında Amaseia piskoposu seçildi. Konya piskoposu Amphilokhios'un ve üç büyük Kapadokyalı kilise babasının, yani Basileios, Nazianzoslu Gregorios ve Nyssalı Gregorios'un genç çağdaşıdır. Hayatındaki tek kesin tarih, 1 Ocak 400'de söylediği yeni yıl vaazıdır; başka bir vaazında kendisinden yaşlı bir adam olarak söz eder. Ölümünün yeri ve tarihi bilinmez.
Eserleri
Vaazlar ve Övgü Söylevleri (Homiliai)
Asterios'un bütün eserleri tek türdendir: Yunanca, nesir, kürsüden söylenmiş vaazlar (homiliai) ve şehitler için yapılmış övgü söylevleri (enkomia). Bugün gerçek kabul edilen metinlerin sayısı on altıdır. Bunların on dördü Migne'nin Patrologia Graeca'sının 40. cildinde (155-480. sütunlar) Latince çevirileriyle birlikte basılmıştır; aynı ciltte Arius yanlısı Sofist Asterios'a ait metinler de onun adıyla yer aldığı için, Migne baskısı dikkatle kullanılmalıdır. Kalan iki vaaz Athos Dağı'ndaki yazmalarda M. Bauer tarafından bulunmuş ve ilk kez 1914'te A. Bretz tarafından yayımlanmıştır. Modern eleştirel metin Cornelis Datema'ya aittir: ilk on dört vaaz 1970'te Leiden'de giriş ve notlarla basılmış, XV ve XVI. vaazların yayını ise 1978-1979'da Sacris Erudiri dergisinde çıkmıştır. Matbaa çağının ilk yayıncıları arasında, ressam Rubens'in kardeşi Philip Rubens de vardır; 1611'de ölen Philip'in hazırladığı metinler ölümünden sonra basılmıştır.
Bu metinlerin hiçbirinde başta okunan Kutsal Kitap bölümü yazılı değildir; hatip bir benzetmeyi, bir yortuyu ya da şehrin o günkü bir olayını konu alır, dinleyicisine doğrudan seslenir, sorular yöneltir ve klasik retoriğin bütün araçlarını kullanır. Bilinen başlıca metinler şunlardır:
Ahlak Vaazları (I-V)
İlk beş vaaz, İncil'deki benzetme ve öğütleri kendi çağının hayatına uygulayan ahlak konuşmalarıdır ve 1904'te Galusha Anderson ile Edgar Johnson Goodspeed'in Ancient Sermons for Modern Times adlı kitabında aynı sırayla İngilizceye çevrilmiştir. I. vaaz zengin adam ile Lazaros benzetmesine dayanır ve zenginlerin üzerine av sahneleri ya da İncil olayları dokutulmuş pahalı giysileriyle alay eden ünlü pasajı içerir. II. vaaz hilekâr kâhya benzetmesini işler ve insanın bu dünyada sahip olduklarının yalnızca emanetçisi olduğu düşüncesini tarla ve yol kenarındaki ağaç benzetmeleriyle anlatır. III. vaaz tamahkârlığa karşıdır ve bir şehit yortusunda toplanan kalabalığa seslenir. IV. vaaz Kalendae, yani yeni yıl bayramı üzerinedir. V. vaaz Matta İncili'nin 19. bölümündeki soruya dayanarak boşanmayı ele alır ve evlilik bağını savunur.
Kalendae Bayramı Vaazı (IV)
Asterios'un en çok incelenen metinlerinden biri 1 Ocak 400'de söylenen bu vaazdır. Hatip, konsüllükten düşen Eutropius'un sonunu geçen yılın olayı olarak andığı için vaaz kesin olarak tarihlenebilir. Metin, yeni yıl hediyeleşmesinin zorunlu bir vergiye dönüşmesini, kapı kapı dolaşan dilencileri ve sahne cambazlarını, kadın kılığına giren askerleri, büyük paralar saçan konsülleri ve çocuklara hediye karşılığında hediye beklemeyi öğreten âdetleri tek tek anlatır. Vaaz, Libanios'un bu bayramı savunmak için söylediklerine verilmiş bir cevap niteliğindedir.
Şehit ve Aziz Övgüleri
Övgü söylevlerinden kimlikleri ve söylendikleri yer açıkça bilinenler arasında VIII. vaaz (Havariler Petrus ve Pavlus üzerine, yortu günlerinde), IX. vaaz (Sinoplu Şehit Phokas üzerine, Amaseia'daki türbesinde) ve XII. vaaz (İlk Şehit Stefanos üzerine, Noel'i izleyen 26 Aralık yortusunda) vardır. Phokas övgüsü, Sinop'un kapısı dışında, berzahtan geçen ana yolun kenarında bahçıvanlık yapan, kendisini aramaya gelen askerleri evinde ağırlayıp mezarını kendi eliyle kazan şehidin hikâyesini anlatır ve onun Karadeniz'den Adriyatik'e kadar denizcilerin koruyucusu sayıldığını, denizcilerin her gün yemeklerinden bir payı "Phokas'ın payı" diye ayırıp limanda yoksullara dağıttıklarını kaydeder. Stefanos vaazı, Habil'in kanıyla lekelenen yeryüzünün ilk şehit kanıyla kutsandığı düşüncesiyle açılır.
Euphemia Ekphrasis'i (XI)
XI. metin, Khalkedon (Kadıköy) şehidi Euphemia'nın türbesinin yanındaki revakta sergilenen ve şehitliğini sahne sahne gösteren bir tuval resmin betimlemesidir. Asterios söze, Demosthenes'in Aiskhines'e karşı söylevini okumaktan yorulup kafasını dinlendirmek için çarşıya, oradan da kiliseye yürüdüğünü anlatarak başlar; resmi yüz ifadelerine, renklere ve sahnelerin sırasına inen ayrıntılarla tarif eder ve Euphranor ile Timomakhos gibi ünlü Helenistik ressamlarla karşılaştırır. Sanat eserinin sözle betimlenmesi anlamına gelen ekphrasis türünün bu dönemden kalan en ayrıntılı örneklerinden biridir. Metin Cyril Mango (1972) ve Elizabeth Castelli (2000) tarafından İngilizceye çevrilmiş, Stefanos ve Phokas övgüleriyle birlikte Leemans, Mayer, Allen ve Dehandschutter'in 2003 tarihli şehit vaazları derlemesinde notlarıyla yeniden yayımlanmıştır. On bir vaazın Almanca çevirisi de vardır.
Kayıp Vaazlar
Konstantinopolis patriği Photios, Bibliotheke'nin 271. kodeksinde Asterios'un bugün elde olmayan başka vaazlarından da söz eder. Bu kayıp metinlerin sayısı kaynaklarda farklı verilir: kimi çalışmalar dört, kimileri on vaazdan bahseder. Photios'un okuduğu vaazlardan biri, Asterios'un çok ileri bir yaşa ulaştığını gösteren bir ifade içerir ve hatibin hayatının tarihlenmesinde başvurulan ipuçlarından biri budur.
Eserlerinde Amasya
Asterios'un metinleri kenti adıyla tarif etmez, ama birçoğu Amaseia'da, kentin şehit yortularında toplanan kalabalığa söylenmiştir ve el yazmaları onu her zaman bu kentin piskoposu olarak tanıtır. Euphemia ekphrasis'inin yazmalardaki başlığı bile böyledir: "Ἀστερίου ἐπισκόπου Ἀμασείας ἔκφρασις εἰς τὴν ἁγίαν Εὐφημίαν τὴν πανεύφημον" (Amaseia piskoposu Asterios'un, çok övülen Aziz Euphemia üzerine betimlemesi).
Phokas övgüsü, Amaseia'da bu şehide ait bir kutsal yerin bulunduğunu açıkça gösterir. Hatip, Sinop'taki büyük türbeye her yandan akın eden yoksulları anlattıktan sonra sözü kendi şehrine getirir:
Εἰ δέ που καὶ ἀλλαχοῦ διὰ μικρῶν λειψάνων οἷον ἀποικίαν τινὰ μητροπόλεως ὁ μάρτυς ἑαυτῷ κατεστήσατο, θαυμαστὸς καὶ οὗτος ὁ τόπος καὶ πᾶσι χριστιανοῖς περισπούδαστος, ὥσπερ δὴ καὶ οὗτος ὁ παρ’ ἡμῖν χῶρος ἱερὸς καταγώγιον ἑορταζόντων.
Günümüz Türkçesiyle: "Şehit, küçük kalıntılar aracılığıyla başka bir yerde de kendine ana kentinin bir kolonisi gibi bir yer kurmuşsa, o yer de hayranlık uyandırır ve bütün Hristiyanların can attığı bir yer olur; tıpkı bizim buradaki bu kutsal yerin de bayram yapanların konak yeri olması gibi." Vaazın girişinde Asterios, "bugün üç kez kutlu Phokas'ın saygın türbesine gelmiş" olarak konuştuğunu söyler. Bu iki cümle, IV. yüzyılın sonunda Amaseia'da Phokas'ın kalıntılarının bir kısmını barındıran ve yortusunda kalabalıkların toplandığı bir türbe bulunduğunu gösteren yazılı tek kayıttır.
Tamahkârlığa karşı söylenen III. vaaz da Amaseia çevresinin toplum hayatına dair bir kesit verir. Hatip, bir şehit yortusu için köylerden ve kentlerden toplanan kalabalığa şöyle seslenerek başlar:
Ἄνδρες χριστιανοὶ καὶ κλήσεως ἐπουρανίου μέτοχοι ἄνδρες· ὑμεῖς ὁ χωρικὸς δῆμος καὶ πάντες ὅσοι τῶν πόλεων ἐκφοιτήσαντες πρὸς τὴν παροῦσαν συμφώνως ἑορτὴν συνεδράμετε.
Günümüz Türkçesiyle: "Ey Hristiyanlar, göksel çağrıya ortak olan insanlar; siz köylerin halkı ve kentlerden çıkıp bu bayram için hep birlikte koşup gelen herkes." Asterios bu kalabalığa, şehitlerin görkemli yapılarla ve yıllık toplantılarla neden anıldığını sorar, sonra yortunun bir pazar yerine dönüşmesinden, ziyaretçilerin ibadetten çok alışverişle meşgul olmasından yakınır. Yortu ile panayırın iç içe geçtiği bu manzara, kırsal halkın ve kentlilerin kutsal yerin çevresinde buluştuğu bir taşra merkezini tarif eder. Bu vaazın da Amaseia'da söylendiği kabul edilir.
Etkisi ve Kaynaklarda Değerlendirilmesi
Asterios'un sonraki yüzyıllardaki ünü en çok Euphemia ekphrasis'ine dayanır. 787'de toplanan İkinci İznik Konsili, ikona karşıtlığı tartışmasını kapatırken bu metni ikonalara saygıyı destekleyen delil olarak iki kez okutmuştur. Böylece bir Amaseia piskoposunun kürsüde söylediği betimleme, üç yüzyıl sonra imparatorluğun en ağır teolojik tartışmasında kanıt olarak kullanılmıştır.
Modern araştırmada Asterios iki ayrı açıdan okunur. Sanat tarihçileri Euphemia betimlemesinde ve I. vaazdaki resimli giysiler pasajında dördüncü yüzyıl resim ve dokuma sanatına dair nadir bir yazılı tanıklık görür. Toplum ve din tarihçileri ise Kalendae vaazında, boşanma vaazında ve şehit yortularını anlatan metinlerde, resmî belgelerde pek görünmeyen gündelik hayatı izler. Anderson 1904 tarihli çevirisinin girişinde onu, konularını doğrudan çevresinin sorunlarından alan bir "canlı vaiz" (live preacher) olarak tanıtır ve vaazların sıradan halkın o dönemdeki koşullarını ve âdetlerini canlı biçimde gösterdiğini vurgular.
Amasya'nın yerel belleğinde Asterios'un adı, beklenmedik bir yerde, Aynalı Mağara ile ilgili bir rivayette yaşamıştır. Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar Amasya Tarihi'nin birinci cildinde, kral mezarlarını anlatırken bir dipnotta şunu kaydeder:
Bu mağara el-yevm "Aynalı Mağara" demekle meşhûrdur. Bunun kapısından mâ-adâ üzerinde yazı olan büyük mağara yokdur. Bu mağarada "Astiris" nâmıyla meşhûr metropolidin medfûn olduğu Rûmlar arasında şâyi' ise de esâsı yokdur.
Günümüz Türkçesiyle: "Bu mağara bugün Aynalı Mağara adıyla bilinir. Bundan başka kapısının üzerinde yazı bulunan büyük mağara yoktur. Bu mağarada 'Astiris' adıyla tanınan metropolitin gömülü olduğu Rumlar arasında yaygın bir söylentidir, ama aslı yoktur." Hüsâmeddin'in andığı "Astiris"in, kentin en tanınmış piskoposu olan Asterios'un adının yerel söyleyişi olması kuvvetle muhtemeldir; bu bir çıkarımdır. Hüsâmeddin'in ikinci ciltte aktardığı Georges Perrot, mağaranın kapısındaki yazıta dayanarak burayı Komana'nın büyük rahiplerinden birinin mezarı sayar; Hüsâmeddin de söylentiyi kesin bir dille reddeder. Yine de rivayet, Amasya'daki Rum cemaatinin yirminci yüzyıl başında bile eski piskoposlarının adını hatırladığını ve onu şehrin en göz önündeki anıtlarından birine bağladığını gösterir.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 1, s. 77-78, dipnot 144 (e-kitap s. 99). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/1-4/files/basic-html/page99.html
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 2, s. 179-180 (e-kitap s. 281). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/1-4/files/basic-html/page281.html
Kitaplar
- C. Datema (yay.), Asterius of Amasea, Homilies I-XIV: Text, Introduction and Notes, Leiden: Brill, 1970.
- C. Datema (yay.), "Les homélies XV-XVI d'Astérius d'Amasée", Sacris Erudiri, 23, 1978-1979, s. 63-93.
- Galusha Anderson, Edgar Johnson Goodspeed (çev.), Ancient Sermons for Modern Times by Asterius, Bishop of Amasia, New York 1904, giriş ve içindekiler. https://www.tertullian.org/fathers/asterius_00_intro.htm
- Efthymios Rizos, "E01961, E01963: Asterius of Amasea, Homily IX, On Phokas", The Cult of Saints in Late Antiquity veri tabanı, University of Oxford (metin Datema 1970). https://portal.sds.ox.ac.uk/articles/online_resource/E01963_Asterius_of_Amasea_in_his_Homily_IX_On_Phokas_martyr_of_Sinope_S00052_mentions_the_saint_s_shrines_and_relics_in_Sinope_and_Amaseia_Amasea_both_northern_Asia_Minor_and_the_presence_of_his_head_in_Rome_Phokas_is_especially_venerated_b/13926761
- "E01958: Asterius of Amasea, Homily III, Against Avarice"; "E00477: Asterius of Amasea, Ekphrasis on Euphemia"; "E01960: Homily VIII, On Peter and Paul"; "E02145: Homily XII, On Stephen the First Martyr", The Cult of Saints in Late Antiquity veri tabanı, University of Oxford. https://portal.sds.ox.ac.uk/articles/online_resource/E02145_Asterius_of_Amasea_in_his_Homily_XII_On_Stephen_the_First_Martyr_S00030_delivered_on_the_saint_s_festival_on_26_December_presents_a_contemplation_on_the_story_and_martyrdom_of_Stephen_Written_in_Greek_at_Amaseia_Amasea_of_Pontus_nort/13816709
- Johan Leemans, Wendy Mayer, Pauline Allen, Boudewijn Dehandschutter, 'Let Us Die That We May Live': Greek Homilies on Christian Martyrs, London-New York: Routledge, 2003, s. 162-194.
Diğer kaynaklar
- Roger Pearse, "Asterius of Amasea, Sermons (1904): Preface to the online edition", 2003-2005, kaynakçayla birlikte. https://www.tertullian.org/fathers/asterius_00_eintro.htm
- "Asterius of Amasea", Wikipedia (İngilizce). https://en.wikipedia.org/wiki/Asterius_of_Amasea
Çevrimiçi kaynaklar
