Özgün Metin
Vezin: Mefâîlün mefâîlün mefâîlün mefâîlün
Göňül her naġme kim çeng-i ġamıňda iḫtirâ‘ eyler
Ḳoyup elden felekde Zühre sazazın istimâ‘ eyler
Günümüz Türkçesiyle
1. Gönül, senin gamının çengiyle hangi nağmeyi icat etse, gökteki Zühre (Venüs) sazını elinden bırakıp onu dinler.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Beyit bir gazelin matlaıdır ve hezec bahrinin "Mefâîlün mefâîlün mefâîlün mefâîlün" kalıbıyla yazılmıştır; vezin tespiti bizimdir. Redif "eyler", kafiye "ihtirâ'" ile "istimâ'" kelimelerindeki "-â'" sesidir. Hakverdioğlu'nun makalesi cönkteki şiirlerin yalnız ilk nazım birimini verdiği için burada yalnız bu beyit yayımlanabilmiştir. Makaledeki "sazazın" yazımı bir dizgi hatası olmalıdır; doğrusu "sâzın"dır ve aktarım bu okumaya göre yapılmıştır. Metin makaledeki gibi bırakılmıştır.
Anlam ve Söz Sanatları
Beyit musiki imgeleri üzerine kurulmuştur. "Çeng", kucakta tutulan, telli ve üçgen biçimli bir çalgıdır; divan şiirinde hem meclis musikisinin hem de inleyen âşığın simgesidir, çünkü iki büklüm duruşu ve inleyen sesi âşığa benzetilir. Bâkî burada "çeng-i gam", gamın çengi diye bir tamlama kurar: âşığın gönlü sevgilinin verdiği kederi bir çalgı gibi çalar ve her seferinde yeni bir nağme icat eder. İkinci mısrada sahne göğe taşınır. Eski astronomi ve efsanelerde Zühre yıldızı, yani Venüs, üçüncü kat gökte oturan ve çeng ya da saz çalan göklerin çalgıcısı sayılır. Göklerin en usta çalgıcısının kendi sazını bırakıp âşığın gönlünden yükselen gam nağmesini dinlemesi, hüsn-i talil ve mübalağayla âşığın acısının en güzel musikiden de etkili olduğunu söyler. Çeng, nağme, saz ve istimâ' (dinleme) kelimeleri arasında musiki alanından güçlü bir tenasüp vardır.
Tarihî Bağlam
Beyit, Metin Hakverdioğlu'nun 2019'da tanıttığı Merzifon Cönkü'nün 94. sayfasındadır. Hakverdioğlu şiirin Sabahattin Küçük'ün Bâkî Dîvânı neşrinin 151. sayfasında bulunduğunu gösterir; şiirin tam metni oradadır. Makale yalnız matlaı verdiği için gazelin cönkte tam mı, eksik mi kaydedildiği bilinmemektedir. Bâkî'nin gazellerinin XVI. yüzyıl İstanbul'undan yaklaşık üç yüzyıl sonra Merzifon'daki bir derlemeye, âşıkların koşmalarıyla aynı deftere girmesi, divan şiirinin taşradaki okuyucusuna ulaştığını gösterir. Şairin hayatı ve cönkteki öteki gazelleri için Bâkî sayfasına bakılabilir.
Kaynakça
- Metin Hakverdioğlu, "Merzifon Cönkü", idil, 8(57), 2019, s. 555 (Cönk, s. 94). https://www.idildergisi.com/makale/pdf/1552911669.pdf
- Sabahattin Küçük (haz.), Bâkî Dîvânı, Ankara: Türk Dil Kurumu Yayınları, 1994, s. 151 (Hakverdioğlu 2019 aktarımıyla).
Çevrimiçi kaynaklar



