Özgün Metin
Aşkın ki gül-i bağ-ı dile şûle perimdir
Ârâyiş-i destâr-ı cünûn pûş-i serimdir
Günümüz Türkçesiyle
1. Gönül bahçesinin gülüne alevden bir tüy (sorguç) olan aşkın, delilik sarığımın süsü, başımın örtüsüdür. (Beyit iki türlü anlaşılabilir: alevden tüy ile başın örtüsü aynı şeyi, yani aşkı anlatır.)
Edebî ve Tarihî Yorum
Beyit, başa giyilen bir şeyin resmini çizer. "Şûle-per" alevden tüy demektir; Osmanlı'da sarığın önüne takılan sorguç tüyü düşünülürse, aşk gönül bahçesinin gülünün üstünde yanan bir sorguç gibidir. İkinci mısra aynı resmi deliliğe bağlar: "destâr-ı cünûn" delilik sarığı, "pûş-i ser" baş örtüsüdür. Aşk, âşığın deliliğini taçlandıran bir süstür. Divan şiirinde mecnunluk âşığın şerefidir; bu yüzden delilik sarığı utanç sayılmaz, bir rütbe işaretidir.
Beytin dizilişi kapalıdır ve iki türlü okunabilir. "Aşkın ki gül-i bağ-ı dile şûle perimdir" mısraında "perimdir" ile biten ilk yarım, aşkı şairin "alev tüyü" sayar; ikinci mısra ise onu baş örtüsü sayar. İki benzetme ya art arda sıralanmıştır ya da ilk mısra aşkı tanımlayan bir sıfat cümlesidir; aktarımda ikincisi tercih edilmiştir. Kesin bir karar için şiirin tamamı gerekir.
Hüsameddin bu matlaı bir önceki "Teshîr iden ol yâri" beytinden hemen sonra "Yine ondan" diye verir. İkisinin de kafiyesi "-er" sesi, redifi "-imdir" ekidir. Böyle olunca iki beyit aynı gazelin matlaı ve ikinci matlaı, yani hüsn-i matlaı olabilir; Hüsameddin bunu söylemez ve divan bulunmadıkça doğrulanamaz. Hüsameddin'in Edîb hakkında verdiği bilgiler Edîb Mehmed Efendi (Lâdikli) yazısında toplanmıştır.
Kaynakça
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, c. 7, s. 48–49 (e-kitap s. 279). https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page279.html
Çevrimiçi kaynaklar




