Özgün Metin

Vezin: Mefâîlün mefâîlün mefâîlün mefâîlün

Esâs-ı şer'ini bânî-i kudret öyle yapmış kim
Zafer bulmaz ana dest-i fenâ gâyetde muhkemdir
Hıred kufl-i der-i ahkâmını feth etmeden âciz
Hakîm-i Mutlak'ın sun'uyla bir genc-i mutalsamdır

Günümüz Türkçesiyle

1. Kudret sahibi Yaratıcı, onun şeriatının temelini öyle kurmuştur ki yok oluşun eli ona üstün gelemez; o pek sağlamdır.

2. Akıl, onun hükümlerinin kapısındaki kilidi açmaktan âcizdir; o, her şeyi hikmetle yapan Tanrı'nın sanatıyla tılsımlanmış bir hazinedir.

Edebî ve Tarihî Yorum

İki beyit bir binanın ve bir hazinenin diliyle konuşur. İlkinde şeriat, temeli Tanrı'nın kurduğu bir yapıdır: "esâs" temel, "bânî" yapan, "muhkem" sağlam demektir ve "dest-i fenâ", yani her şeyi yıkan yokluk eli, bu yapıya erişemez. İkinci beyit imgeyi kapıya taşır. Hükümlerin kapısında bir kilit vardır ve akıl, insanın en güvendiği araç, onu açamaz. Arkasındaki şey "genc-i mutalsam", tılsımlı hazinedir. Eski inanışta değerli hazineler tılsımla korunur ve tılsımı bilmeyen el onlara dokunamaz; şair bu inanışı, ilahî hükümlerin akılla tam kavranamayacağını söylemek için kullanır. "Hakîm-i Mutlak" Tanrı'nın adıdır, ama "hakîm" kelimesi filozof anlamını da taşıdığından aklın âcizliğiyle aynı beyitte yan yana durması bilinçli bir seçim gibidir.

Parça dört mısradan oluşur, yalnız ikinci ve dördüncü mısralar kafiyelidir ("muhkemdir", "mutalsamdır"); bu yüzden bir kıt‘a ya da daha uzun bir na'tın matlaı olmayan iki beyti olabilir. "Şer'ini" sözündeki iyelik eki, kimden söz edildiğini önceki bir beyte bırakır; Hz. Peygamber'in adı bu iki beyitte geçmez. Hüsameddin parçayı "Nuût-ı Nebeviyye'sinden", yani Peygamber övgüsü şiirlerinden diye tanıtır. Hüsameddin vezin adı vermez; mısraların mefâîlün kalıbına uyduğu bizim tespitimizdir.

Na't, divan şiirinde tevhid ve münacatın ardından gelen dinî türdür; Edîb'in bir divan sahibi olduğu düşünülürse bu beyitler divanın baş tarafındaki na'tlardan alınmış olabilir; divan ele geçmedikçe bu doğrulanamaz. Edîb'in hemşehrisi Hâfız Mehmed Efendi'ye bağlı geçen hayatı Edîb Mehmed Efendi (Lâdikli) yazısındadır.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar