Özgün Metin
Ölçü: 11'li hece ölçüsü
Gevherî mahrem-i aşkındır ebed
Çektiğim hicrâna yokturur ebed
Bir garib kulundur kemter Mehemmed
Kurban ol der isen ferman senindir
Günümüz Türkçesiyle
1. Gevherî sonsuza dek senin aşkının sırdaşıdır. Çektiğim ayrılık acısının sonu yoktur; dize "bu acı ebediyen dinmeyecek" diye de okunabilir. Mehmed senin kimsesiz ve en aşağı kulundur; "kurban ol" dersen buyruk senindir, canını vermeye hazırdır.
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Metin, bir koşmanın mahlas dörtlüğüdür ve büyük ihtimalle şiirin son dörtlüğüdür; koşmanın öteki dörtlükleri kaynakta aktarılmamıştır. Dizeler on birer hecelidir ve altı ile beş heceden sonra durak verir; ölçü kaynakta belirtilmez, hece sayımı bizimdir. İlk üç dize "ebed, ebed, Mehemmed" kelimeleriyle "-ed" sesinde kafiyelenir. Dördüncü dize "ferman senindir" ile biter ve koşmanın öteki dörtlüklerine bağlanan ayak olarak okunur. İlk iki dizede "ebed" kelimesinin aynı anlamla tekrarlanması, kaynakların Gevherî'de sık bulduğu zayıf kafiye örneklerini andırır; bunun bir müstensih bozulması olması da mümkündür, bu değerlendirme bizimdir. Dörtlük Şükrü Elçin'in 1984'te yayımladığı Gevherî Divanı'nın inceleme bölümünde yer alır; Ali Berat Alptekin onu oradan aktarır. Kime ve ne zaman söylendiği bilinmiyor.
Anlam ve Söz Sanatları
Dörtlük, âşığın sevgili karşısındaki teslimiyetini anlatan geleneksel bir mahlas dörtlüğüdür. "Mahrem-i aşk" aşkın sırrına ermiş, ondan haberdar olan yakın demektir; şair kendini sevgilinin aşkının sırdaşı olarak tanıtır ve bu sırdaşlığın sonsuz olduğunu söyler. İkinci dizede aynı sonsuzluk bu kez acı için kullanılır: ayrılık acısının bir sonu yoktur. "Yokturur" kelimesi, eski Anadolu Türkçesindeki "-durur" ek-fiilinin halk şiirindeki izini taşır ve "yoktur" anlamına gelir. Üçüncü dizedeki "kemter", en aşağı, en değersiz anlamında alçakgönüllülük sözüdür; "garib kul" ise kimsesiz, gurbette kalmış âşığın divan şiirinden de tanıdık bir kalıbıdır.
Son dize, âşığın canını sevgiliye adaması temasını buyruk diliyle söyler: sevgili "kurban ol" derse ferman onundur, âşık itiraz etmeyecektir. Sevgiliyi buyruk veren bir hükümdar, âşığı ise ona kul olarak düşünmek divan şiirinin yerleşik bir imgesidir; Gevherî bu imgeyi hece ölçüsünün sade söyleyişine taşır. Dörtlükte sonsuzluk, acı ve teslimiyet birbirine bağlanır: sırdaşlık ebedîdir, acı da ebedîdir ve bu ikisinin sonunda âşığa kalan tek şey sevgilinin buyruğuna boyun eğmektir.
Tarihî Bağlam
Dörtlük, Gevherî'nin asıl adı tartışmasında Mehmed görüşünün dayanağıdır. Şükrü Elçin bu dizeye bakarak şairin adının Mehmed olabileceğini söylemiş, Saim Sakaoğlu ise adın Mehmed olduğunu kesin bir dille kabul etmiştir. Bu görüş, şairi Amasya'nın Gümüş kasabasına bağlayan Nihad M. Çetin'in iddiasıyla çelişir; Çetin, Gümüş'teki Gevherîzâde ailesinin hatırasına dayanarak şairin adının kesin olarak Mustafa olduğunu savunur. Alptekin'in hatırlattığı gibi Gevherî'nin şiirleri ölümünden sonra cönk ve mecmualarda çoğaltılmış, müstensihler zaman zaman bu metinlere ekleme ve değişiklik yapmıştır. "Mehemmed" adının şairin kendisini mi gösterdiği, yoksa başka bir kalemden mi girdiği bu yüzden kesin olarak söylenemez. Dörtlük, Gevherî'nin kimliği ve Amasya bağı üzerine süren tartışmanın öbür tarafını temsil ettiği için bu kategoride ayrıca verilmiştir.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Şükrü Elçin, Gevherî Divanı: İnceleme-Metin-Dizin-Bibliyografya, Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Millî Folklor Araştırma Dairesi Yayınları, 1984, s. 11 (Alptekin 2015 aktarımıyla).
Akademik çalışmalar
- Nurettin Albayrak, "Gevherî", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 14, İstanbul 1996, s. 43-44. https://islamansiklopedisi.org.tr/gevheri
Kitaplar
- Ali Berat Alptekin, "Gevherî", Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, 13.04.2015 (güncelleme 07.12.2020). https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/gevheri
- Nihad M. Çetin, "Gevherî'ye Dâir Birkaç Not", Prof. Dr. Bekir Kütükoğlu'na Armağan, İstanbul: Edebiyat Fakültesi Basımevi, 1991, s. 21-23 (Albayrak 1996 aktarımıyla).
Çevrimiçi kaynaklar




