Özgün Metin

Vezin: Fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün

Burnunu her şeye sokdukda kokuttun âlemi
Bok karıştırmakta ördekler sana hayrân olur

Günümüz Türkçesiyle

1. Burnunu her şeye soktukça bütün âlemi kokuttun; pislik karıştırmakta ördekler bile sana hayran olur.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Beyit, Hilmî'nin rakibi Hacı Bayramzâde Sıdkı Efendi hakkında yazdığı uzun bir hicviyeden kalan tek parçadır. Hüsameddin hicviyenin bütününü vermez, yalnız "elsine-i âmmede pek meşhûr", yani halkın dilinde çok ünlü olan bu beyti kaydeder. Vezin "fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün" kalıbına uyar; tespit bizimdir. İkinci mısranın "hayrân olur" diye bitmesi, hicviyenin "olur" redifli ve "-ân" kafiyeli bir gazel ya da kaside biçiminde yazılmış olabileceğini düşündürür; bu bir tahmindir. Metin, kaynaktaki açık sözcükler değiştirilmeden verilmiştir.

Anlam ve Söz Sanatları

Beyit, hicvin halk diline yakın, kaba ama etkili söyleyişini kullanır. İlk mısrada "burnunu her şeye sokmak" deyimi, her işe karışan kişiyi anlatır; şair bu deyimi gerçek anlamına da çekerek burnun soktuğu yerlerden çıkan kokuyla birleştirir ve kişinin karıştığı işlerin bütün âlemi kokuttuğunu söyler. İkinci mısra imgeyi daha da somutlaştırır: gagasını çamura ve pisliğe sokarak yiyecek arayan ördek, "karıştırmak" fiiliyle hem ördeğin bu alışkanlığına hem de fitne karıştıran kişiye gönderme yapar. Ördeklerin bile ona hayran olması, mübalağa yoluyla kurulan bir alaydır.

Deyimin mecaz anlamıyla gerçek anlamı arasında gidip gelen bu oyun, divan hicvinin sevdiği bir yöntemdir. Hilmî'nin kısa ve akılda kalan bir beyitle rakibini gülünç düşürmesi, beytin halk arasında yayılmasını da açıklar. Hüsameddin'in onu "nekre-gû", yani nükteci diye anlatması bu beyitte açıkça görülür.

Tarihî Bağlam

Hüsameddin'e göre hicviyenin vesilesi, Sıdkı Efendi'nin 1318 yılı Kurban Bayramı'nın başlangıcını belirlemek için çıkan gürültüye karışması ve bu yüzden tutuklanmasıdır. 1318 Kurban Bayramı 1901 baharına düşer. Ay takvimine göre bayramın hangi gün başlayacağı hilalin görülmesine bağlı olduğundan, bu tür tartışmalar kasabalarda sık yaşanırdı; olayın ayrıntısı kaynakta verilmez. Hüsameddin, Hilmî'nin Sıdkı Efendi ile müşaere ve hicivleşmelerinin bilindiğini de kaydeder. Sıdkı Efendi'nin, Merzifonlu şair Eyüb Sabrî'nin şiirlerini 1893'te divan hâlinde toplayan Bayramzâde Yusuf Sıdkî Hoca ile aynı kişi olması muhtemeldir; bu bir çıkarımdır. Şairin hayatı için Dedezâde Mehmed Hilmî Efendi yazısına bakılabilir.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar