Özgün Metin

Yaşım doksan
Yüzden on noksan
Onu da verir
Hazret-i Sübhan

Günümüz Türkçesiyle

1. Yaşım doksan, yani yüzden on eksik. O eksik onu da yüce Tanrı verir.

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Parça, Hilmî'nin son yıllarında yaşını soranlara verdiği manzum bir cevaptır. Dört kısa dizeden oluşur; dizeler dört ve beş hecelidir ve "doksan, noksan, Sübhan" kelimeleriyle kafiyelenir, üçüncü dize serbest kalır. Bu, mâni ve tekerlemelerde görülen halk söyleyişine yakın bir düzendir. Tür ve hece sayımı kaynakta belirtilmez, tespit bizimdir. Metin, Mehtap Erdoğan'ın Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü maddesinde şairin hayatı anlatılırken aktarılır; Erdoğan'ın bu bölümde yararlandığı kaynak Vehbi Cem Aşkun'un Merzifon Şairleri'dir.

Anlam ve Söz Sanatları

Söz, yaş sorusunu bir nükteye ve bir duaya çevirir. Şair yaşını doğrudan söylemek yerine onu yüze göre hesaplar: doksan, yüzden on eksiktir. Üçüncü ve dördüncü dizeler bu eksikliği Tanrı'nın vereceği on yıl olarak yorumlar ve böylece yüz yaşına ulaşma dileği, alçakgönüllü bir tevekkülle söylenmiş olur. "Hazret-i Sübhan", her türlü eksiklikten uzak olan Tanrı demektir; "noksan" ile "Sübhan" arasında bir anlam karşıtlığı da sezilir: eksik olan insanın ömrüdür, eksiksiz olan ise Tanrı'dır. Bu tespit bizimdir.

Tarihî Bağlam

Erdoğan, şairin nüfus kaydına göre 1244 (1828) yılında doğduğunu, Mayıs 1329'da (1913) seksen beş yaşında öldüğünü yazar ve bu sözü, şairin kendi söylediği yaş ile nüfus kaydı arasındaki farkı açıklamak için anar: doğumunun nüfusa birkaç yıl geç geçirilmiş olabileceğini düşünür. Söz, aynı zamanda Aşkun'un Hilmî için anlattığı özelliğin, onun hayatı boyunca secili ve kafiyeli sözlerle konuştuğunun bir örneğidir. Hüsameddin de onun "ekseriyâ sözleri mevzûn", yani sözleri çoğu zaman vezinli olduğunu söyler. Şairin hayatı için Dedezâde Mehmed Hilmî Efendi yazısına bakılabilir.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar