Amasyalıdır. Yukarıda tercemesi yazılan Mü’eyyedzâde Pîrî Ahmed Efendizâde Alî Çelebi’nin mahdûmudur. Sadr-ı esbak Bayram Paşa’nın himmetiyle enderûn-ı hümâyûna girip tahsîl-i ma’ârif ederek hüsn-i terbiye gördü.

Ba’dehû tedrîcen terakkî ederek iç kilâr-ı hümâyûn kethüdâsı olup 1064’de me’zûnen Amasya’ya geldi. Ammizâdesi Abdülvâsi’ Çelebi bin Habîb Çelebi bin Pîrî Ahmed Efendi aleyhine tevliyet da’vâsı ikâmesiyle isbât-ı neseb ederek Pervâne Bey vakfına müştereken mütevellî olup gitdi.

1066 senesi ramazânında mîr-i alem olup sadr-ı esbak Köprülü Mehmed Paşa’ya kendisini sevdirdi. 1072 senesi muharreminin onsekizinci günü vefât eden Nişâncı Mustafa Paşa yerine nişâncı olup 1073 senesi muharreminde beylerbeyi pâyesi verildi. 1074 senesi recebinde vezîr-i kubbe-nîşîn oldu.

Tam sekiz yıl vezâretle nişâncılık ederek ibrâz-ı ma’rifet ü istikâmet edib 1080 senesi rebîülevvelinin evâ’ilinde vefât etdi. Âlim, müdebbir, muktedir, halûk [120]idi. Mahdûmları Alî, Mustafa Beylerdir. Tevliyet bunlara ve Vâsi’ Çelebizâde Habîb Efendi’ye verildi.