Amasyalıdır. Şâmîce Mahallesi’nde kâ’in Halfet Gâzi medresesinin bânîsi olan Emîr-i kebîr Mübarizeddîn Halîfe Gâzizâde emîr-i kebîr Şücâ’eddîn Tekür Sinan Bey’in mahdûmudur. Pederinin vefâtından sonra ceddinin vakfına mütevellî olup Amasya Beylerbeyi Seyfeddîn Torumtay’ın zamân-ı vilâyetinde ümerâdan oldu.
Bu esnâda Amasya’da ikâmet eden Cemudâr Noyin bin Yeşmût bin Hülâgu Han’a kendini sevdirmiş olduğundan onun Anadolu nâzırı olduğu hengâmelerde 691’de Amasya vâlîsi olan İzzeddîn Mehmed Bey tarafından vâlî kâ’im-makâmı oldu.
693 senesi şevvâlinde nâzır Cemudar Noyin’in inhâsıyla Amasya vâlîsi olup nüfûz u i’tibârı yükseldi. 695 recebinde Moğol hükümdârı Sultân Mahmûd Gazan Han’ın emriyle ma’zûl olup 696 senesi ramazânında Sultân Mes’ûd’un ikinci def’a tahta cülûsunda nâib-i saltanat ve 697’de pervâne-i sultânî oldu. [127]
698’de Sultân Gıyâseddîn Mes’ûd, Türkmenlerin kıyâmından dolayı hal’ edilmiş olduğundan kıyâma sâ’ik olduğu bahânesiyle sâhib-i terceme de Harşena zindânında habs edildi. Ba’dehû Sultân-ı müşârün-ileyh ile beraber Tebrîz’e i’zâm edilerek yolda vefât etdi.
Nüfûz u i’tibârı mükemmel, servet ü sâmânı vâfir, âkil, müdebbir, âlim bir zât idi. Mahdûmları Alâaddîn Alî, İzzeddîn Hasan Beyler de ümerâdan idiler. Sülâlesi Alî Bey’den devâm etdi. “Tekürlü” demekle meşhûr idi.