Amasya mevlevîhânesi şeyhi kibâr-ı urefâ ve fuzalâdan Hüsâmeddîn Hüseyin Dede’nin mahdûmudur. Pederinden tahsîl-i ulûm edib ilm-i nücûma merâk eylediğinden onda kesb-i ihtisâs ederek “Müneccim Çelebi” demekle meşhûr oldu.
Hacı Şâdgeldi Paşa devrinde pederinin irtihâline binâ’en hulefâsından Nusretzâde Cemâleddîn Habîb Çelebi mevlevîhâne şeyhi olmuştu. 783’de emîr-i müşârün-ileyhin vefâtında açılan mevlevîhâne meşîhatine ta’yîn edilerek pederinin makâmını fazl u irfânıyla tutdu. [130]
Hânkâh-ı Mevlânâda bir taraftan ulûm-ı şer’iyye ve edebiyye ve mesnevî tedrîsâtı ve diğer taraftan zikr ve tevhîd-i ilâhî ve ibâdâtı ile orayı bir dâr-ı irfân şekline soktu. Pek çok tâlibân-ı hakka füyûzât-ı ilmiyyesiyle tarîk-i reşâdı gösterdi.
Yirmi yıl kadar vezâ’if-i tedrîs ve ibâdetine muvâzabet ederek 803 senesi evâ’ilinde dâr-ı kudse irtihâl etdi. Fâzıl, zâhid, ulûm-ı akliyye ve nücûmda mâhir, müttakî, âbid bir zât idi. Hulefâsından eş-Şeyh Cemâleddîn Mehmed Cû’î, Abdurrahmân Erzincânî pek meşhûrdur.
Fâzıl-ı müşârün-ileyhin yazıp mürîdânından Müstencid Dede’ye intikâl eden ve Fâtih kütübhânesinin 2788 numarasında mukayyed ve Şems-i Tebrizî hazretlerine mensûb olan bir tasavvuf kitâbının sonunda Müstencid Dede diyor ki:
انتقل الی العبد المستنجد بنساتی المولوی عفا هللا عنه فی شهور سنة تسع و ثمانين سبعائة اما تحرير اين
کتاب را استاد و استادزادهء حقيقی موالنا جالل الدين محمد منجم بن مرحوم سعيد موالنا حسام الدين خسين
المولوی که از خلفای سلطان ولد قدس سره بغالم دربار گوهرنشار [131] فرموده اند است
Mahdûmu İzzeddîn Hasan Çelebi’dir.
Şeyh Cû’î silsile-nâme-i meşâyihinde sâhib-i terceme mezkûr olup Müstencid Dede bin Sâti el-Mevlevî de 841’de Amasya mevlevîhânesi şeyhi bulunduğu Yörgüç Paşa’nın vakfiyesi zeylinde şâhid görüldü.