Amasyalıdır. A’yân-ı hâcegândan Kıvameddîn Kâsım Çelebi bin Tâceddîn Mahmûd Bey’in mahdûmudur. Ulemâdan tahsîl-i ulûm etdikten sonra ticâretle iştigâl edib hâce-i servet ü sâmân oldu.

Hacı Şâdgeldi Paşa devrinde umûr-ı mâliyede istihdâm edilip 783’de Ahî Hasan Bağdadî’nin inzivâsında Amasya hükûmeti defterdârı oldu. 788’de Yıldırım Sultân Bâyezîd’in Amasya vâlîliğinde azl edilip 796 senesi evâ’ilinde sânîyen Amasya vilâyeti defterdârı oldu.

805 senesi vekâyi’inde Çelebi Sultân Mehmed tarafdârı olduğundan makâmını muhâfaza edib müşârün-ileyhin umûr-ı mâliyesini tanzîm u ıslâh ederek muvaffakiyyâtına çalışdı. 815 senesinde [132] dâr-ı bekâya rihlet etdi. Âlim, kâtib, muktesid, gâyet muhâsib idi.

Gümüşlüzâde evkâfına mütevellî olup Hazret-i Pîr İlyâs-ı Halvetî’ye hayâtında âlî bir zâviye ve yanında bir köşk ve vefâtında üzerine ahşâbtan bir türbe yaptırdı. Zâviye ve köşküne “Kasr-ı Ârifân” dendi.

Oğulları Hâce Kâsım, Habîb Çelebilerdir. Kerîmesi Selâmet Hâtun’dur. Vefâtında yaşı yetmişi geçkin idi. Hâce Kâsım Çelebizâde Hâce Muhyiddîn Mehmed Çelebi de ricâl-i ma’rûfedir. Diğer mahdûmu da İlyâs Çelebi’dir.