Köprülüdür. 1278’de doğdu. Amasya’da Şirvânî el-Hâc Mustafa Efendi’den mukaddimât-ı ulûmu görüp İstanbul’a gitdi. Orada meşâhir-i fuzalâdan Hâfız Şâkir Mehmed Efendi’nin halka-i tedrîsine devâm edib ulûm-ı akliyye ve nakliyyeyi ondan [175] ahz ve tahsîl etdi.

Ba’dehû ru’ûs ve Lâleli imtihânlarına girip kazandığından Lâleli medresesine girip Sultân Bâyezîd câmi-i şerîfinde ders-i âm oldu. Bu esnâda fetvâ-hâne imtihânı açılıp onu da kazanmakla fetvâ-hânede müsevvid olarak iştihâr etdi.

1314’de fünûn-ı mu’tâdeyi tedrîs ve ikmâl eylediğinden hayli talebeye icâzet verdi. Bu esnâda medâris-i mu’tâdeyi devr ederek Süleymaniye Dârü’l-hadîsine kadar geldi. 1327’de Medîne-i Münevvere nâibi olup Hicâz’a gitdi. Orada ba’de’l-Hâc vefât etdi. Âlim, latîf, halûk, hadîd-meşreb bir zât idi.