Amasyalıdır. Şeyhülislâm Amasyalı Zenbilli Alâaddîn Alî Efendi bin Kemâleddîn Ahmed Çelebi bin Mehmed Çelebi bin İbrâhim Çelebi bin Mehmed Çelebi bin Mevlânâ Fahreddîn İlyâs Çelebi bin Cemâleddîn İbrâhim Aksarâyî mahdûmu ve amcazâdesi eş-Şeyh Cemâleddîn Çelebi Halîfe’nin kerîmezâdesidir.

894’de Amasya’da doğdu. Mukaddimât-ı ulûmu pederinden gördü. Bâ’dehû Tâcîzâde Sa’dî Çelebi’den ve pederinin tilmîz-i-hâssı Amasyalı Kara Sâlih Efendi’den ikmâl-i tahsîl edib ders-i âm oldu.

Esnâ-yı tedrîsinde devr-i medâris-i mu’tâde ederek Sahn müderrisi oldu. 944 senesi şevvâlinde Amasya kâdısı olup vatanına geldi. Amasya vâlîsi Şehzâde Sultân Mustafa’nın mu’allimi Kal’acıklı Seyrek Muhyiddîn Mehmed [171] Efendi’nin 947’de vefâtı üzerine mu’allim olacağını umardı.

Sultâniyye-i Merzifon müderrisi Hayreddîn Hızır Efendi’nin Şehzâde mu’allimi olarak Amasya’ya gelmesinden pek ziyâde müte’essir oldu. Şehzâdenin arzûsu hilâfında olarak Amasya kâdılığından isti’fâ edib Mısır’a gitdi.

Orada bir müddet Arab usûlü üzere tedrîs-i ulûm edib sonra Mansûre ba’dehû Reşîd kâdısı oldu. Buradan da isti’fâ edib altmış akçe ile ihtiyâr-ı tekâ’üd ederek 968’de vefât etdi. Mısır’da medfûndur.

Fâzıl, usûlî, edîb, gâyet sâlih, afîf idi. Sanâdîd-i ulemâyı gücendirdiğinden terakkî edemedi. “Enderûn defteri”nde görüldüğü üzere mahdûmları Mehmed, Mustafa, Ahmed Çelebilerdir. Mehmed Çelebizâde Abdulbâkî Efendi diyâr-ı Mısriyyede kâdı iken 1010’da vefât etdi.