Abdülazîz bin Cüneyd’in mahdûmudur. “Cüneydoğlu” demekle meşhûr olduğu münâsebetle “Cüneydî” mahlasını kabûl etdi. Amasya hükümdârı Hacı Şâdgeldi Paşa devrinde fezâ’il-i ilmiyyesiyle iştihâr etdiğinden paşaya takarrüb eyledi. [190]
Hüsn-i ahlâkı fesâhat-i beyânı sâyesinde paşaya kendisini sevdirmiş olduğundan muvakki’-i dîvânî, kâtib-i hâssı olarak beyne’l-ulemâ temâyüz etdi. Paşanın irtihâline kadar âbâ ve ecdâdına ve zamân-ı vekâyi’ine dâ’ir bir târîh yazdı. 789 senesi evâ’ilinde vefât eyledi.
Âlim, fâzıl, şâir, kâtib, münşî, edebiyât-ı arabiyye ve fârisiyyede mâhir halûk, fasîhü’l-lisân, belîğü’l-beyân bir zât idi. “Târîh-i Cüneydî” demekle ma’rûf olan “Hacı Şâdgeldi Pâşa Târihi” olduğunu Vâsi’ Çelebizâde Hâfız Ebûbekir Efendi söylerdi.
Çünkü Hâfız Ebûbekir Efendi’nin cedd-i a’lâsı olan ve Yârî-i Şirâzî diye şöhret bulan Divriğilizâde Yârî Alî Çelebi bu Cüneydî Çelebi’nin tilmizi olup yazdığı târîhin bir nüshası kendisinde olduğunu, kendi kalemiyle yazmış ve üstâdının tercemesini kayd etmişdi. Hayfâ ki bu târîhi bulamadım.