Amasyalıdır. Dergâh-ı âlî kapıcı-başılarından olup [180] Hâfız Seyyid Paşa’nın kethüdâsı ve Hüsameddîn Temennâyî mütevellîsi Geyiklioğlu el-Hâc Said Mehmed Ağa bin İsmail Ağa bin Mehmed Ağa bin Geyikli el-Hâc Hasan Ağa’nın mahdûmudur.

Gümüşlüzâde Mahallesi’nde doğdu. Pederinin hayatında Amasyalızâde Hacı İbrâhim Efendi’nin himmetiyle teberdârân-ı hâssa silkine girdi. Enderûnda terbiye görüb peşkir ağalığına kadar terakkî gördü. 1218’de dergâh-ı âlî kapıcı-başılığıyla taşra çıkarıldı.

1222 senesi rebîülevvelinde hal’i Selîm Hân’ı fitnesinde Efendisi maktûl olduğundan Amasya’ya geldi. 1224’de beş yüz nefer gönüllü neferâtına baş-bûğ olarak Rus harbine gitdi. Ba’de’l-avdeh 1227’de sânîyen sekiz yüz nefer baş-buğu olarak Yergöğü Kal’ası muhâfazasına gitdi.

Orada yararlıklar gösterdiğinden 1230’da İzmid mütesellimi ve 1232’de Silahdâr Hâfız Ali Paşa vezâretle Yergöğü muhâfızı oldukta müşârün-ileyhin kethüdâsı olarak sânîyen Yergöğü Kal’asına gitdi. 1234 senesi evâilinde Hâfız Paşa hastalandığından Yergöğü Kal’ası muhâfızı vekili oldu. [181] ve sene-i mezbûrenin rebîülâhirinde Hâfız Paşa’nın irtihâli üzerine bâ-rütbe-i mîr-i mîrâni Yergöğü muhâfızı ve 1235 senesi cumâdelâhiresinin yirmi yedisinde ilâveten Köstendil sancâğı mutasarrıfı oldu.

1236’da Rum isyânının mürevviclerinden İbsilanti ve oğlu Aleksandr ve Dimitri hâinlerini ta’kîb ederek Yergöğü civârında Dimitri ve Hristo ve sâir haveneden çoklarını hayyen der-dest ve bir çoklarını da i’dâm ederek kellelerini İstanbul’a irsâl etmekle “Aferin Hakkı Paşa’ya Hakkı-ı Teâli berhûrdâr eylesün” diye taltîf-i padişâhîye mazhâr oldu.

1237’de İbsilanti oğlu Aleksandr’ın etrafa neşr etdiği tahrik-âmîz evrâkını toplayıb bunları neşr eden Rum müfsidlerinden dördünü ahz ve i’dâm ve kesik başlarını evrâklarıyla beraber İstanbul’a takdîm etmekle karîn-i takdîr-i âlî olup yirmi beş kuruş harçlık atiyyesiyle taltîf edildi.

Binaen-aleyh 1237 senesi zilka’desinin beşinde rütbe-i vezâret ihsân buyurulub zilhiccesinin üçüncü günü Sivas vâlîsi oldu. Fakat 1239 senesi [182] recebinde Amasya’da vukû bulan “Yeniçeri-Talebe” kıtâlinden dolayı berây-ı tahkîkât Amasya’ya gelmişdi.

Vak’anın fecâati karşısında pek müteessir olarak ibrâz-ı şiddet eylediğinden vâki olan şikâyetler üzerine sene-i mezbûre şevvâlinde azl ile vezâreti ref’ edilerek Amasya’da me’mûr-ı ikâmet oldu. Ancak vak’anın fecâati İstanbul’a arz edildiğinden şiddette mazereti anlaşılmakla 1240 senesi saferinde ibkâ-yı vezâretiyle Van vâlîsi oldu.

1242 senesi rebîülevvelinde Şam vâlîsi olup gitdi. 1243 senesi şâbânında Dürzîlerin harekâtı ve Şamîlerin şikâyeti yüzünden ikinci defa vezâreti ref’ edilerek Amasya’ya gönderildi. 1244 senesi rebîülâhirinin evâsıtında vezâreti yine ibkâ edilib sânîyen Sivas vâlîsi olarak Rus harbine me’mûr oldu.

Derhal Sivas eyaleti askerini toplayıb muhâfazasına me’mûr olduğu Ahıska’ya gitdi. Vakî olan muhârebe-i şedîdede Ahıskalıların Ruslara ilticâsı yüzünden 1245 senesi muharreminde münhezim ve esir olduğunu müteâkib kemâl-i teessüründen vefât [183] etdi.

Müdebbir, mukdim, şecî idi. Mahdûmları es-Seyyid Mehmed Saîd, Ahmed İzzed Beylerdir. Kethüdâsı Esad Bey, ba’dehû Firûz Bey’dir. Silâhdârı Amasyalı Kara Hüseyin Oğlu Mehmed Ağa ve hazinedârı da Yûsuf Ağa’dır.