Amasya a’yânından ve Eski Kethüdâ Mahallesi eşrâfından el-Hâc Hüseyin Ağa bin el-Hâc Mehmed Ağa bin Ak Hasan Ağa mahdûmudur. Pederinin irtihâlinde nüfûz u servetine vâris olup hâciyân ve a’yân meclislerine a’zâ oldu. [512]
Bir müddet Hazînedârzâde Osmân Paşa’nın kethüdâlığında bulundu. 1239’da yeniçeri-talebe vak’asında ve 1241’de yeniçeri ocağının ilgâsında hizmetler etdiğinden dergâh-ı âlî kapıcıbaşılığı rütbesiyle taltîf edildi.
1244’de ihtisâb ağası olup şehir ve esnâfın inzibâtında hüsn-i idâresi görüldü. 1246 senesi gurre-i muharreminde Hazînedârzâde Osmân Paşa tarafından Amasya sancâğı mütesellimi oldu. İki buçuk yıl kadar livâyı güzel idâre etdi.
1248 senesi cumâdelâhiresinde azl edildiyse de zilka’desinde ikinci def’a Amasya mütesellimi oldu. 1249 senesi saferinin yirmisinde yine azl edilip 1251 senesi muharreminde üçüncü def’a Amasya mütesellimi oldu. Zilka’desinde ma’zûl olup 1252’de sânîyen ihtisâb ağası oldu.
1256’da meclis-i idârenin ilk teşekkülünde a’zâ olup 1258’de müddetini ikmâl etdiğinden kûşe-i inzivâyı ihtiyâr ve 1264’de irtihâl etdi. Kerîm, halûk, idâre-i umûra vâkıf, müdebbir, dîndâr bir hânedân idi. [513]
Emîr İmâm Abdüllatîf Efendi’nin kütübhânesi ittisâlinde bir tekke yaptırıp meşîhatını kendisinin şeyhi bulunan es-Seyyid İbrâhim Hakkı Efendi’ye tevcîh etdirdi. Kendisi ve şeyhi tekkesinin bâğçesinde medfûndur. Bu tekke Gürcü el-Hâc Osmân Efendi’nin zamân-ı iftâsında fetvâ-hâne olmuştu.