Amasya’nın Mörek karyesi halkından Ahmed’in mahdûmudur. 1212’de doğdu. Amasya’da Canikli el-Hâc Mehmed, Muhaddis Zileli el-Hâc Alî Şükrü, Kubartalı el-Hâc Mehmed ve İstanbul’da Harputî Abdurrahmân Efendiler’den ahz-ı ulûm ederek her birinden tevârih-i muhtelifede icâzet-nâme aldı.
Ba’dehû Amasya’da ders-i âm olup 1243’de Uzun Müftüzâde es-Seyyid Sâlih Efendi bin es-Seyyid Alî Efendi’nin mahlûlünden Mehmed Paşa medresesi müderrisi oldu. Yıllarca tedrîs-i ulûm [517] edib talebesine icâzet verdikten sonra 1257’de Zünnun-âbâd ve ba’dehû Havza kazâlarına nâib oldu.
Ba’dehû 1263’de müftü olan Caniklizâde Hâfız el-Hâc Mehmed Hilmî Efendi’ye müsevvid ü emînü’l fetvâ olarak tedrîse avdet edib tefsîr ü hadîs ikrâsına başladı. Mehmed Hilmî Efendi’nin zamân-ı uzletinde meclis-i de’âvâ ve meclis-i idâre a’zâsı olduğu hâlde 1279 senesi zilka’desinde dâr-ı bekâya irtihâl etdi.
Âlim, fâzıl, usûl-i fıkıh u kelâmda mâhir, natûk, vakûr, müteşerri’ bir zât idi. Mahdûmu İsmâ’îl Efendi ırsen Mehmed Paşa müderrisi olduğu hâlde 1316’da vefât etdi. Ulemâ-yı resmiyyeden idi. Bunun oğullarından Hâfız Ahmed Efendi isbât-ı liyâkatle medrese-i mezbûreye müderris ü ders-i âm sonra mu’allim oldu.
Fâzıl-ı müşârün-ileyhin sülâle-i ilmiyyesi Amasya’daki esâtizesinin terâcim-i ahvâlinde yazılıdır. Abdurrahmân Harputî Efendi’den sülâle-i ilmiyyesi görülen icâzet-nâmesinde şöyledir: Harputî Abdurrahmân Efendi, Çankırılı Abdullah Efendi, Mar’aşlı Mahmûd Efendi [518] Ürgüblü Hacı Ahmed Efendi.
Diğer koldan Harputî Abdurrahmân Efendi, Muğlavî Abdurrahîm Efendi, birâderi Palabıyık Yûsuf Efendi, Güzelhisârî Mehmed Efendi, Nisârîzâde Mehmed Efendi, Akşehrî Abdurrahmân Efendi, Kayseriyyeli Alî Nisârî Efendi, “Molla Çelebi” demekle meşhûr Âmedî Receb Efendi ve Karamânî İbrâhim Efendi, Şirvânî Süleyman Efendi, Yahyâ-yı Tebrîzî Mîrzâ Cân Şîrâzî.
Diğer koldan Harputî Abdurrahmân Efendi, Erzincânî Mehmed Sâdık Efendi, Antakî Mehmed Münîb Efendi, Konevî İsmâ’îl Efendi, Konevî Abdülkerîm Efendi, Amasyalı Yûsuf Efendizâde Abdullah Efendi ve Divriğili Osmân Efendi, Kayseriyyeli Nisârî Alî Efendi. Bunlar da Seyyid Şerîf Cürcânî’ye müntehîdir.