Gümüşlüdür. Amasya sancâğı dâhilinde Gümüş kasabasından Hüseyin’in mahdûmudur. Amasya’ya gelip kâdızâde Mehmed ve fâzıl-ı meşhûr Gürcü İmâm Hasan Efendilerin halka-i tedrîslerinde ikmâl-i tahsîl ederek Hasan Efendi’den mücâz ve ders-i âm oldu.

Bir müddet Amasya’da tedrîs-i ulûm edib icâzet verdiği 1053 senesi şevvâlinde Sultâniyye-i Merzifon müderrisi ba’dehû Merzifon müftüsü oldu. 1058’de tedrîs ü fetvâdan ma’zûlen Amasya’ya gelip 1061’de Halfet Gâzi müderrisi 1067’de Gümüş nâibi ve 1069’da orada Halîl Paşa müderrisi ve müte’âkiben Gümüş müftüsü oldu.

Altı yıl kadar Gümüş’te tedrîs u iftâ ile iştigâl edib 1075’de dâr-ı bekâya irtihâl etdi. Âlim, fıkıh ve usûlde mâhir, umûr-ı kazâ ve fetvâya vâkıf müteşerri’ bir zât idi. Mahdûmu Mehmed Fâ’iz Efendi de ulemâ ve kudâttan olup [418] “Gümüşlüzâde” demekle meşhûrdur.