Köprülüdür. Köprü’nün voyvodası ve meşhûr a’yânı olan Durak Ağa’nın kölesi Çerkes Ahmed Ağa’nın oğludur. Köprü kasabasında doğup orada büyüdü. Sonra akrabâsından olan Abaza Mehmed Paşa’ya intisâb ederek yanında bölükbaşı ve “Küçük Abaza” demekle meşhûr oldu.
1044 senesi saferinin selhinde Abaza Mehmed Paşa’nın i’dâmında Köprü’ye gelip sonra Diyârbekir vâlîsi Lâdikli Tayyâr Mehmed Paşa’ya intisâb etdi. 1048 senesi rebîülevvelinde Tayyâr Paşa sadr-ı a’zam oldukta kapıcılar kethüdâsı olarak temâyüz eyledi. Bağdâd harbinde ibrâz-ı şecâ’at eylediğinden Paşa’nın şehâdeti üzerine Türkmen ağası oldu.
1051’de Türkmen ağalarını celb ü istimâlet ederek ba’zı metâlib der-meyân edeceği hiss olunmakla azl edilip Köprü’ye gönderildi. 1053 senesi zilka’desinde sadr-ı a’zam Kara Mustafa Paşa’nın i’dâmı üzerine enderûn ağalarına takdîm eylediği hedâyâ sâyesinde sânîyen Türkmen ağası oldu.
1057’de zâlimâne harekâtı yüzünden azl olundukta [409] huzûr-ı şâhânede ba’zı ricâl ü ahvâlden arz-ı şikâyet etmek bahânesiyle pek çok haşerâtı ma’iyyetine alıp Üsküdar’a doğru hareket eylediği İstanbul’a telâş ve dehşet verdiğinden 1058’de üçüncü defa Türkmen ağalığını aldı.
Bu esnâda Sultân İbrâhim’in hal’iyle Sultân Mehmed Han-ı Râbi’ taht-ı Osmânîye cülûs etdikte Yeniçeri ağalarından Üçlerin saltanatı her tarafı tedhîş etmeye başladı. Üçlerin harîsâne harekâtından dolayı 1060’da Türkmen ağalığından yine azl edilip Köprü’ye çekildi.
Köprü’de yaptırdığı gâyet muhteşem konağında ikâmet eylediği esnâda ağaların saltanatı hitâma erdiğinden 1061’de dördüncü defa Türkmen ağası oldu. Bu esnâda Köprülü Mehmed Paşa da ma’zûlen Köprü’ye gelip müşârün-ileyhe ba’zı mu’âvenetleri dokundu.
1063’de sadr-ı a’zam Dervîş Paşa’nın sadâreti esnâsında mezâliminden dolayı azl edilip Köprü’ye avdet etdi. 1064 senesi zilhiccesinde Haleb vâlîsi İbşir Paşa sadr-ı a’zam oldukta Köprülü Mehmed Paşa ile beraber Paşa’yı istikbâle [410] koştu.
İbşir Paşa bunları yanına alıp İstanbul’a götürdü. Köprülü Mehmed Paşa’ya Trablusşâm Beylerbeyiliğini ve sâhib-i tercemeye de büyük va’adlerle Türkmen ağalığını verdi. Ancak 1065 senesi recebinde İbşir Paşa’nın maktûlen vefât etmesi üzerine her ikisi de düçâr-ı azl oldu.
Bu esnâda Abaza Hasan, şedidü’ş-şekîme ve dâ’iresi düzgün olmakla beraber İbşir Paşa’nın etbâ’ı da kendi dâ’iresine ilticâ eylediğinden kuvveti tezâ’uf ederek sadr-ı a’zam olanları tehdît edecek bir hâlde Üsküdar’a çekildi. Köprülü Mehmed Paşa da dâ’iresini tahfîf ederek bir mahallede oturdu.
1066 senesi recebinde sadr-ı a’zam olan Canikli Boynueğri Mehmed Paşa kendisinin kuvvetinden istifâde etmek üzere şa’bânında vezâretle Diyârbekir vâlîliğine ta’yîn etdi. Binâ’en-aleyh Üsküdâr’dan kalkıp Diyarbekir’e gitdi.
Fakat sene-i mezbûrenin zilka’desi evâhirinde kendisinden aşağı gördüğü Köprülü Mehmed Paşa’nın sadr-ı a’zam olması [411] kibr u gurûruna dokundu. Çünkü Köprülü Mehmed Paşa’yı kalben sevmez, onu âciz, geçimsiz görür, aczinden dolayı ona zâhirî muhabbet, mu’âvenet ederdi.
Köprülü Mehmed Paşa’nın hasm-ı cânı olan Köprülü Hamâmcı Mehmed Paşa ile beraber olmuş, bunun mahdûmu olan Mahmûd Bey’i kendisine dâmâd edib kethüdâ nasb etmişdi. Köprülü Mehmed Paşa, kendisine yaptığı mu’âvenetlerden dolayı istihdâm etmek istedi.
1067 senesi rebîülevvelinde Haleb vâlîsi olup Köprülü Mehmed Paşa’nın hasmı olan Mısır vâlîsi Kara Mustafa Paşa’yı Mısır’dan ihrâc ve i’dâm etmeye me’mûr oldu. Bu da Paşayı sâbıka-i hukûka binâ’en sadr-ı a’zamın emr ve sû’i-kastından haberdâr ederek Paşa’nın firâr u ihtifâsına bâ’is olduğu sadr-ı müşârün-ileyhi fenâ gücendirdi.
1068 senesi muharreminde Bağdâd üzerine me’mûr olup Musûl’a hareketi tâ’cîl edildiği hâlde ehemmiyet vermeyip Haleb’te kaldı. Çünkü sadr-ı müşârün-ileyhin Çanakkale harbinde muzafferiyeti ve hasmı olan Kara Hasanzâde Hüseyin Ağa’nın vefâtı, mevki’ini fevka’l-âde [412] tahkîm eylediğinden kendisini i’dâm etdireceği korkusuyla bir fırka-i muhâlife teşkîline çalışıyordu.
1069’da Köprülü Mehmed Paşa’nın hareket etdiği Macaristân harbine me’mûren bütün kuvvetiyle ordu-yı hümâyûna iltihâk etmesi emr ve tâ’cîl ve müte’âddid fermân-ı âlî ile te’kîd edildiği hâlde bir türlü cesâret edemiyor, orduya iltihâk etdiği gün derhâl kendisinin i’dâm edileceğini yakînen biliyordu.
Bundan dolayı başına topladığı bir takım vüzerâ, ümerâ, züamâ, sipâhîyân ma’zûllerini ve bunların ve kendisinin etbâ’ıyla beraber Haleb’ten Bursa üzerine hareket ve i’lân-ı isyân ve şekâvet ederek sadr-ı müşârün-ileyhin azlini ve Şâm vâlîsi olan Tayyâr Paşazâde Ahmed Paşa’nın sadâretini taleb etdi. Haleb vilâyetini de dâmâdı ve kethüdâsı olan Hamâmcı Paşazâde Mahmûd Bey’in idâresine bıraktı.
Köprülü Mehmed Paşa bu kıyâmı haber aldığı anda Macaristân harbini te’hîre mecbûren avdet ve sâbık Bağdâd vâlîsi Zileli Murtaza Paşa’yı Haleb vâlîsi nasb ederek lâzım gelen ta’lîmâtı verip âcilen gönderdi. Kendisi de Bursa [413] üzerine hareket etdi.
Murtaza Paşa gâyet müdebbirâne hareket ederek fırka-i muhâlife ordusu başkumândânı Abaza Hasan Paşa’yı ve yanındaki vüzerâ ve ümerâyı letâ’ifü’l-hiyel sâyesinde iknâ ve tatmîn edib bütün ma’iyyetiyle beraber Haleb’e celb edib indirdi. Afvlarını mübeşşir fermân-ı âlî gelip herkese sükûnet geldi.
1069 senesi cumâdelâhiresinin evâsıtında Haleb vâlîsi olan serdâr Murtazâ Paşa’nın konağında akşam namâzını kıldıktan sonra yemek esnâsında Abaza Hasan Paşa ve ma’iyyetinde bulunan bütün ricâl ü a’yân tertîb edilen adamlarla i’dâm edilip kesik başları İstanbul’a gönderildi.
Gâyet müte’azzım, anûd, nehhâb, vehhâb, zâlim, ümmî bir adamdı. Köprü’de kâ’in konağı ve emlâki ve bütün emvâli müsâdere ve evlâd ü ekâribi, etbâ’ u akâribi kâmilen i’dâm edildi.