Amasyalıdır. Eşrâftan Mehmed Beyzâde Abdullah Ağa’nın oğludur. Gençliğinde enderûn-ı hümâyûn mektebine girip orada tahsîl ü terbiyye gördü. Tedrîcen tefeyyüz ederek çâşnigîr-başı oldu. 974’de Kanûnî Sultân Süleyman’ın irtihâli üzerine kapıcıbaşı olarak taşra çıktı.

982’de gurabâ-yı yesâr ağası olup 985’de tekâ’üd edilip Amasya’ya geldi. Geldiklan nâhiyesinde kâ’in Ilıca üzerine âlî bir hamâm yaptırıp 987’de bu hamâmıyla Ilısu çiftliğini evlâdına vakf etdi. Ba’dehû merhûm oldu.

Mahdûmu Feyzullâh Bey kendisinden evvel vefât etdiğinden bunun mahdûmu Abbâs Bey bu vakfa mütevellî [106] oldu. Ba’dehû bunun mahdûmları Mahmûd, İsmâ’îl Ağalar vakfa mütevellî olup Mahmûd Ağa’nın oğlu Hasan Ağa da mütevellî oldu. İsmâ’îl Ağazâde Ebûbekir Ağa Amasyalı Ömer Paşa’nın kethüdâsı iken 1079’da vefât etdi.

Ba’dehû Hasan Ağazâde Ebûbekir Ağa 1111’de ve bunun birâderi Abdullah Ağa daha sonra mütevellî oldu. Bunun mahdûmu Hâfız Ebûbekir Efendi, ba’dehû bunun mahdûmu Hâfız Abdullatîf Efendi mütevellî oldu. Ba’dehû bunun mahdûmu Hâfız Ebûbekir Efendi ve 1224’de, mahdûmu es-Seyyid Abdullatîf Efendi ve 1262’de bunun mahdûmu es-Seyyid Hâfız Mehmed Efendi ve 1290’da bunun mahdûmu es-Seyyid Abdullah Efendi mütevellî oldu.

Fakat Ilıca mu’ahharan mecrâsını değişdirip mezkûr Geldiklan Hamâmının üst tarafından nebe’ân ederek hamâm kuru yerde kalmış olduğundan harâb bir hâlde iken yine eski ihtişâmını göstermektedir. El-yevm Ilıca, bir kuyu şeklinde olan yerden punlamakta ve etrâfında terâküm eden sularda kesretle sülük bulunmaktadır. [107]