Amasyalıdır. Gümüşlüzâde Mahallesi’nden Hacı Kâsımzâde Tatar Ağası ve Amasya mütesellimi es-Seyyid Ömer Ağa’nın birâderi es-Seyyid Hüseyin Ağa bin es-Seyyid Mehmed Ağa’nın mahdûmudur. Amasya’da fuzalâdan Çorumlu es-Seyyid el-Hâc Mehmed, İkincizâde Abdullah-ı sânî, Mütevellîzâde el-Hâc Ahmed Efendilerden ahz-ı ulûm etdi.

Ba’dehû amcası nezdine Kırım’a gidip Hacı Selîm Girâyzâde Mengli Hân’a intisâb ve kesb-i ihtisâs eylediğinden Hân-ı müşârün-ileyhe mu’allim ve bu münâsebetle 1130’da müderris ve İstanbul rü’ûsunu hâ’iz olarak on yedi yıl müşârün-ileyhin musâhib-i hâssı oldu.

1242’de Mengli Girây Hân ve amcasıyla beraber İstanbul’a gelip tedrîs-i ulûm ederek iştihâr edib 1154’de Niş ve 1156’da Üsküdâr mollası ve 1158’de ordu-yu hümâyûn kadısı oldu. 1159 senesi gurre-i şa’bânında ilâveten Amasya kadısı olup Îrân ordusunda bulundu. [103]

1162’de Diyârbekir mollası ve 1165 senesi şevvâlinin sekizinci günü Edirne pâyesiyle nakîbü’l-eşrâf oldu. 1166 senesi cumâdelâhiresinin gurresinde nekâbet uhdesinde kalmak üzere Bursa mollası oldu.

1169 senesi rebîülâhirinde nekâbetten azl edilip sene-i mezbûre zilhiccesinin on üçünde dâr-ı bekâya irtihâl etdi. Edirne kapısında hem-şehrîsi Kemâl Paşazâde Ahmed ve Emîr Buhârî şeyhi Mahmûd Çelebiler civârında medfûndur.

Âlim, fâzıl, şâir, hoş-sohbet, edîb, kâmil, muhâzarâta vâkıf, asîl bir seyyid-i zî-şân idi. Dûdmân-ı Cengiziyyeye kıdem-i ihtisâsı olduğundan Gazân Târîhini icmâl ile Kırım Hânlarına dâ’ir “Es-Seb’u’s-Seyyâr fi Ahvâli Tatar” adlı bir eser-i latîf te’lîf etdi. Bu eserinde yalnız adı yazılıdır.

Mahdûmu ve nişâncı Amasyalı Mirzâ Beyzâde Âmedî Abdullah Efendi’nin dâmâdı müderrisînden es-Seyyid el-Hâc Hasîb Mehmed Efendi 1197 senesi rebîülevvelinin on sekizinde vefât etdi. Pederinin yanında medfûndur. [104]