Amasyalıdır. Sultân Bâyezîd müderrisi ve evkâfı kâtibi hattât-ı meşhûr es-Seyyid el-Hâc Ahmed Kâmil Efendi bin el-Hâc Abdullah Efendi’nin mahdûmudur. 1229’da Kurşunlu Mahallesi’nde doğdu. Dayısı Emîr İmâmzâde es-Seyyid Mustafa Sârım ve Kabartalı el-Hâc Mehmed Efendilerden tahsîl-i ulûm ve hıfz-ı Kur’ân etdi.
1244’de pederinin irtihâlinde Sultân Bâyezîd müderrisi [113] oldu. 1245’de Hicâz’a gidip avdette Şâm’da bir yıl kaldı. İlm-i vücûh-ı kırâ’at tahsîl ederek Amasya’ya geldi. Sonra İstanbul’a gidip fâzıl-ı meşhûr İmâmzâde Mehmed Es’ad Efendi’den ikmâl-i tahsîl etdi.
Bu esnâda açılan rü’ûs imtihânına girip muvaffak olamadığından avdet ederek ders-i âm ve ta’lîm-i şâkirdâna mülâzım oldu. 1263’de azl edilen Fazlızâde Mehmed Emîn Efendi’nin yerine mahkeme kâtibi ve 1277’de Sultân Bâyezîd câmi-i şerîfi imâmı oldu. Bunun için mahkeme kitâbetinden ferâgat etdi.
Hüsn-i sadâsı, cevdet-i kırâ’ati, ilmen fazîleti ba’zı hayr-hâhân tarafından Sultân Abdülazîz Hân’a ismâ’ edildiği münâsebetle 1282’de bâ-emr-i âlî İstanbul’a â’ilesiyle gidip imâm-ı sânî-i Padişâhî oldu. Beşiktaş’ta kendisine tahsîs edilen hânede ikâmet etdi.
1283’de müderris, 1285’de devriyye mollası ve 1287’de İzmir ve ba’dehû Edirne pâyesiyle mükerrem oldu. 1293’de Sultân Abdülazîz’in hal’inde ihtiyâr-ı tekâ’üd edib on dört yıl kadar münzeviyâne yaşadı. Tedrîs u [114] imâmetin nısf-ı vazîfesi ve tekâ’üd ma’âşıyla idâre-i ma’îşet ve 1207 senesi şevvâlinin beşinci günü vefât etdi.
Âlim, ilm-i usûl ve kelâmda mâhir, mücevvid, kâri’, müttakî, âbid, mü’eddeb, halûk, savt ü edâsı pek güzel idi. Mesâlik-i kelâmiyye ve mesâ’il-i dîniyyenin imkân-ı tevhîdine kâ’il ve ulûm-ı şer’iyyede fâzıl olduğundan tevhîd-i mezâhib hakkında bir kitâbın te’lîfine başladıysa da ikmâle muvaffak olamadan vefât etdi. Mahdûmu rütbe-i bâlâ ricâlinden es-Seyyid Ahmed Sâlim Bey’dir.