Amasyalıdır. Amasya vâlisi Şehzâde Sultân Ahmed bendegânından Güzel Ahmed Bey’in oğludur. 918’de Şehzâde-i müşârün-ileyhin ihnâkında pederiyle Amasya’dan ihrâc edilmişdi. Sultân Süleyman’ın cülûsunda İstanbul’a gidip medrese tahsîli gördü.

Ba’dehû pederi gibi sipâhi olup Amasya vâlisi olan Şehzâde Sultân Mustafa’ya intisâb ederek vatanına geldi. Müşârün-ileyhin maiyyetinde sipâhiler kethüdâsı olup 960’da Sultân Süleyman’ın da’vetiyle Şehzâde Ereğli’ye vüsûlünde bâ-fermân-ı pâdişâhî i’dâm edildiğini müteâkib şehzâdenin dâmâdı Ahmed Paşa ile birlikte i’dâm edildi.

Oldukça maârif ve ulûma âşinâ, güşâde-meşreb, tab’an latîf, şâir olup “Gülistân”ı şerh ve şehzâdenin hüsn-i teveccühâtını celb etmişdi. Şehzâde-i müşârün-ileyhin son muallimi olan Sürûrî Efendi ile musâhabat ve letâifi vardır. Bu da “Gülistân”ı Amasya’da şerh etdi. [40]