Amasya hükümdârı Hacı Şâdgeldi Paşazâde Musliheddîn Mustafa Bey’in kerîmesidir. Hüsn ve cemâli tenâsüb-i endâmı, tahsîl ve asâleti ile mümtâz olduğundan Çelebi Sultân Mehmed Amasya vâlisi olarak geldikde ibtidâ bununla izdivâç etdi.
Timur vak’asından sonra Çelebi Sultân Mehmed, Bolu’ya gitdikde kayınbirâderi olan bunun birâderi İsa Bey’in teşebbüsâtıyla Amasya’ya davet edilip, geldiğinden fevkalâde nüfûz ve i’tibâra nâil oldu. Bu yüzden İsa Bey’in evlâdı merâtib-i âliyeye erdi.
Şehzâde Sultân Murad ile Şehzâde Sultân Mustafa [45] bunun oğulları olduğu münâsebetle İkinci Sultân Murad’ın cülûsunda vâlide sultânlık şerefini kazandı. Amasya’da Sofular Mahallesi’nde mescid ve mekteb yaptırdı. Bunlara Şâh Bula mescidi, Şâh Bula mektebi dendi. 845’den sonra vefât etdi.
Yörgüç Paşa’nın halîlesi Safiye Hâtun bunun hemşiresi olduğu münâsebetle Paşa Çelebi Sultân’ın bacanağı ve Sultân Murad’ın teyzesi zevci ya’nî eniştesi olurdu. Yörgüç Paşa bu karabet ve sadâkatıyla her iki pâdişâhın büyük i’timâtlarını kazanmışdı.
Kuyûd-ı vakfiyede Şâh Bula Hâtun, Sultân Murâd-ı Sânî vâlidesi olmak üzere görülmektedir. Ba’zen “Emine Şâh Bulâ Hâtun” ve ba’zen de yalnız “Şâh Bula Hâtun” diye mukayyeddir. Bu Şâh Bula Hâtun’un mevkûfâtı Köprü Kazâsı’nda kâin bir kaç köyden ibaretdir.