Amasyalıdır. Kudât-ı sütûde-simâtdan Mevlânâ İzârî Kâsım Efendi’nin dâmâdı olan Mahmûd Efendi bin Sinâneddîn Yûsuf Çelebi bin Mahmûd Tokatî mahdûmudur. Ceddi Amasya’da Şehzâde Sultân Ahmed’in defter emîni olup tercemesi yukarıda yazıldı. “Ahîzâde” demekle meşhûrdur.
Pederi Mahmûd Efendi 937’de Amasya’da Yörgüç Paşa müderrisi iken doğdu. Pederinin intikâlinde yetîm olup amcalarının vesâyetinde büyüdü. Amasya’da tahsîl-i ulûm etdikden sonra İstanbul’a gidip Kayseriyyeli Zeynülibâd Çelebi, ba’dehû 961’de Hayrabolu’da Rüstem Paşa müderrisi olan ammizâdesi Ahîzâde Mehmed Efendi hizmetlerinde ikmâl-i tahsîl etdi.
İstanbul usûlü üzere ibtidâ Kadızâde Şemseddîn Ahmed Efendi’ye dânişmend ba’dehû ma’lûl Emîr Efendi’den mûlazım olup yevmî yirmibeş akçe vazîfeyle Bursa’da Molla Hüsrev Medresesi müderrisi olarak on yıl kadar Bursa’da tedrîs-i ulûm etdi. Tedrîcen vazîfesi artıp kırk akçeyle Hançerli müderrisi [28] oldu.
984 senesi cumâdelâhirinde terfîân Beşiktaş’da Hayreddîn Paşa Medresesi müderrisi olarak akrânı arasında temâyüz etdi. Hayfâ ki bir kaç ay sonra hasta olup sene-i mezbûrenin zilhiccesinde vefât eyledi. Âlim, fâzıl, tedrîse harîs idi. Gözleri şaşı olduğu münâsebetle zurefâ arasında “Allâme-i şaşı” denmişdi.
Atâyî Efendi “Zeyl-i Şakâyık”da sahib-i tercemenin pederi Mahmûd Efendi hakkında Muhaşşî Ahî Çelebi merhûmun mahdûmu diyor ki, Mahmûd Efendi’nin “Mahmûd bin Yûsuf bin Mahmûd” imzâsına muhâlifdir.¹¹² Kezâlik ammizâdesi Mahmûd Efendi hakkında da “Ammizâdesi Ahîzâde Efendi” diyor ki, ammizâdesi demekden galatdır.