Amasyalıdır. Kudât-ı sütûde-simâtdan Mustafa Efendi bin Resûl Çelebi mahdûmudur. Vâlidesi tarafından Gümüşlüzâde olmalıdır. Amasya’da kibâr-ı ulemâdan tahsîl-i ulûm edib [163] hat, kitâbet ve inşâ, hesâp, târih, edebiyât gibi maârif -i lâzimeyi öğrendi.
Ba’dehû bir müddet mahkeme kâtibi sonra Müeyyedzâde Abdülkâdir Şeyhî ve Muhaşşî Sinan Efendizâde Ali Efendiler gibi Amasyalı südûr-ı kirâma intisâb ederek kasabât ve bilâda kadı oldu. 1012’de Çorum kadısı iken erbâb-ı ihtilâlin rüesâsından Amasya kethüdâyeri ve hâkimi Deli Zülfikâr Ağa gibi gem almaz bir kimseyi iknâ ederek devlete dehâlet etdirdiğinden dolayı Karahisar-ı Şarkî kadısı oldu.
Bir yıl sonra Konya defterdârı olup oradaki erbâb-ı ihtilâli teskîn ve iknâya me’mûr oldu. Bu me’mûriyetinde muvaffak olmağla 1015’de Arapgir Sancağı’yla Sivas defterdârı oldu. Ancak erbâb-ı şekâvetten Sivas müstevlîsi Kara Saîd Ağa’yı yola getiremediğinden bunun nüfûzuyla 1016’da ma’zûl oldu.
1017’de Sadr-ı a’zam Kuyucu Murad Paşa’nın eşkıyâyı tenkîle me’mûriyeti ve serdârlığı esnâsında ibrâz-ı sadâkat ve hizmet etdiğinden Batum Beylerbeyi ve muhassıl-ı emvâli oldu. [164] 1019 saferinde Sivas Beylerbeyi olup selefi Mehmed Paşa’nın ahvâlini teftîşe me’mûr oldu.
Ancak Sivaslıların yaygarasıyla sene-i mezbûre rebîülevvelinde Şehrizor Beylerbeyi olup gitdi. Oraya vusûlünden sonra hasta olup 1020 senesi evâhirinde vefât etdi. Âlim, natûk, muhâsib, muktedir, cerbezeli bir zât idi. Mahdûmu Ali Bey ümerâdan ve hafîdi Ahmed Paşa beylerbeyilerindendir. Gümüşlüzâde Mahallesi’nde cesîm konağı var idi. Konağın önünde bir çeşme yaptırdı.