Lâdiklidir. Sâhibü’l-hâl Ahmed-i Kebîr er-Rifa’î zâviyesinin vakfı mütevellîsi es-Seyyid Alâeddîn Ali Çelebi bin es-Seyyid Nûreddîn Hamza Bey bin es-Seyyid Rükneddîn Mehmed Bey bin Seyyid Abdullah Hân-ı Rûmî mahdûmudur. “Seyyid Hân Bey” demekle meşhûr olup züamadan oldu.
1008’de Kara Yazıcı Abdülhalîm cem’iyyetine girip hayli şöhret kazandı. 1013’de Amasya ulemâsının nasîhatleriyle devlete dehâlet edib üzerinden ref’ edilen ze’âmeti kendisine [497] verildi. 1017’de Sivas alaybeyi olup Celâlî eşkiyâsının istîsâlinde yararlıkları görüldü.
Ba’dehû mîrlivâ olup Bâyezîd, Divriği gibi sancâklara mutasarrıf oldu. Ancak 1031’de Sultân Osmân’ın şehâdetinden dolayı kıyâm eden Erzurum vâlîsi Abaza Mehmed Paşa’ya uyup Sultân Osmân’ın kanını da’vaya kalkışdı. 1032’de Abaza Paşa’nın inhâsıyla Erzincân beyi oldu.
Ba’dehû Abaza Paşa’nın âsî ordusunda bir vâzîfe-i mühimme alıp Sivas’a doğru hareket etdi. Abaza Paşa Sivas’ı istîlâ etdikte bunu Sivas Beylerbeyi nasb ederek Tokat ve Amasya üzerine yürüdü. Buraları istîlâ eyledi.
Sivas vâlîsi Lâdikli Tayyâr Mehmed Paşa ile araları bozuk olduğundan ona rağmen Sivas’ı zabt u istîlâ etmişdi. 1033’de Tayyâr Mehmed Paşa her taraftan aldığı kuvvetlerle Sivas’ı devlet nâmına zabt u istirdâd etdiği esnâda esîr u maktûl oldu. Siyâdet ü şecâ’atine mağrûr, müteharrik bir zât idi. Mahdûmu es-Seyyid Ali Bey’dir. [498]