Malatyalıdır. İbrâhim bin Mahmûd oğludur. Gençliğinde Amasya’ya gelip Tasköprülü Hacı Hâfız Abdullah Efendi’den [301] ikmâl-i tahsîl ederek mumâ-ileyhe dâmâd ve ders-i âm oldu. Müftü Canikli Mehmed ve Sipâhizâde Hâfız Ömer Efendilerden hadîs, tefsîr ve fıkıh öğrendi.
Yıllarca tedrîs-i ulûm ederek 1247’de Halfet Gâzi müderrisi ve Hicâz’a gidip Mehmed Can Efendi’den ve kayın pederinden Tarîkat-ı Nakşîbendiyye’yi alıp maârif -i sûfîyyeden behredâr oldu.
Talebesine icâzet verdikden sonra Devehâne Mahallesi’nde olan hânesinde inzivâ edib ittisâlinde bulunan vakıf arsa üzerine yaptırdığı hücresini zâviye haline koydu. Burada tarîkat âyinini icrâ ve ibâdet ve itâatle imrâr-ı hayat ederek 1277 senesi rebîülevvelinde dâr-ı naîme irtihâl etdi. Kuddise sırruhü’l-azîz.
Meşâhîr-i ulemâ ve meşâyih-i sûfîyeden olup âlim, fakîh, gâyet müteşerri’, zâhid, müteheccid, mazınne-i kerâmet bir zât-ı âlî-sîret idi. Gâyet vakûr olup meclisinde kimse söze cür’et edemez, hikâyât ve ahvâl-i sûfîyeden nakleder, ulemâ ile musâhabâtında pek nâfî şeyler söylerdi.
Uzunyol Mezârlığı’nın Hamza Bey Mahallesi’ne giden yolun cenûbunda kâin bahçe derûnunda medfûn ve irtihâl târihi de [302] seng-i mezârında mahkûk idi. Sol tarafında pencere önünde mahdûmu Müftü Mehmed Hulûsî Efendi ve baş tarafında mürîd-i hâssı İnce Alemdârzâde Hâfız Mehmed Arif Efendi ve bunun sol tarafında mahdûmu meşâhîr-i sulehâdan Hâfız Necib Ahmed Efendi medfûn idi. Hayfâ ki şimdi bunların yerleri bile bilinmez oldu.