Amasyalıdır. Alaca Beyzâde Ya’kûb Çelebi bin Yahyâ Bey bin Ya’kûb Çelebi bin Şâdî Bey bin Devâtdâr Ahmed Paşa bin Hacı Şâdgeldi Paşa’nın mahdûmudur.
Amasya’da ulemâdan mukaddimât-ı ulûmu görüp İstanbul’a gitdi. Mü’eyyedzâde Abdurrahmân Efendi’den ikmâl-i tahsîl edib mülâzım ve ba’dehû müderris oldu.
Müşârün-ileyhin irtihâlinden sonra meslek-i kazâya girip bilâd ve eyâlâta kâdı olarak Ankara kazâsından 927’de Adana kâdısı 928’de Celâlî Eşkiyâsı üzerine ilâveten müfetdiş oldu. 931’de Haleb ve Adana vilâyetleri muharriri olup eşkiyânın tahkîk-i ahvâlîne me’mûr olmuştu.
Eşkiyâ-yı Celâliyye kendi şekâvetlerini setr için bunun üzerine amansız bir yerde hücûm ederek 932’de bî-çâreyi [22] avanesiyle beraber şehîd etdiler. Âlim, fakîh, kâtib, asîl, hükûmetinde şedîd idi. Şiddeti şehâdetini intâc etdi.
Mahdûmları Yahyâ, Halîl, Burâk Çelebilere vezâ’if u mu’ayyenât verildi. Vâlideleriyle beraber Amasya’da ikâmet etmişlerdi. Bunlara “Kadızâde” dendi. Vezîr-i meşhûr Alî Paşa bunun hafîdidir. Halîl Çelebi’nin oğulları Abdî, İbrâhim, Yûsuf Çelebiler de ma’rûfdur.