Amasyalıdır. Amasya’da Hızır Paşa müderrisi iken 909’da vefât eden Şâmluzâde İbrâhim Tâceddîn Efendi’nin mahdûmu, Amasya kâdısı Alâaddîn Alî Efendi’nin oğludur. Amasya’da Müfessir Ahmed ve Cum’a Efendilerden tahsîl-i ulûm edib dersiâm ve müderris oldu.

Ba’dehû, İstanbul’a gidip sudûrdan Amasyalı Mü’eyyedzâde Abdulkâdir Şeyhî Efendi’den mülâzım olarak 985 senesi şa’bânında Seydî Gâzi kasabasına müderris ve müftî oldu. [26]

992 senesi ramazânında ma’zûl olup Hicâz’a gitdi. 993’de avdetle Amasya’ya gelip sene-i mezbûre şevvâlinde Hüseyniyye müderrisi ve 996 senesi muharreminde Şeyhülislâm bulunan Mü’eyyedzâde Abdulkâdir Şeyhî Efendi’nin himmetiyle Ayâs Efendi yerine Amasya müftüsü ve Sultân Bâyezîd müderrisi oldu.

Sekiz yıl tedrîs u iftâdan sonra kendisin pek zi[y]âde bî-huzûr eden ba’zı tezvîrât üzerine 1004 senesi ramazânında azl edildi. Ba’dehû kendisine verilen vazîfe-i tekâ’üdle kanâ’at ve meşâgil-i dünyâdan ferâgat ederek Halvetiyye Şeyhi Muhyiddîn Mehmed Efendi’den inâbet etdi.

Beş yıl kadar muhlisâne Cenâb-ı hakka teveccüh ve ibâdet ederek l009 senesi saferinde dâr-ı na’îme rihlet etdi. Nev’îzâde Atâyî Efendi “Zeyl-i Şakâyık”da diyor ki:

“Mevlâ-yı merkûm, tâc-ı beyt-i manzûme-i ulemâ’-i Rûm, pîr-i sâlih-i mübârek-dem, pâk-nihâd ve melek-nijâd idi.” Mahdûmları Ahmed, Mustafa Efendiler kudâttan idiler.