1921'de kabul edilen İstiklâl Marşı'nı belirlemek için açılan yarışmaya Merzifon'dan da bir marş gitti ve Millî Eğitim Bakanlığı'nın yarışmadan yayımladığı altı şiir arasında yer aldı. Yazarı İskender Hâki Engin'in adı, kasabasının dışında en çok bu şiirle anılır. Ömrünü Merzifon'da öğretmenlik, hattatlık ve kalem işi ustalığıyla geçiren Engin'in şiir ve makaleleri yerel dergilerde çıktı. 1970'te Merzifon'da öldü; telif süresi dolmadığı için sayfada o marştan kısa bir alıntıyla yetinildi.

Hayatı

1895'te Merzifon'da, Saloğlu Mustafa Bey'in oğlu olarak doğdu. İlk ve orta öğrenimini burada gördükten sonra 1910'da İstanbul'a gitti ve Mercan İdâdîsi'ne yazıldı. Babasının genç yaşta ölmesi bu öğrenimi yarıda bıraktı; Merzifon'a döndü ve İttihat ve Terakki İlkokulu'nda öğretmenliğe başladı. 1914'te yeni açılan Merzifon İdâdîsi'nde hüsn-i hat, yani güzel yazı öğretmeni oldu. Cumhuriyet'in ilanından sonra açılan Kara Mustafa Paşa İlkokulu'na öğretmen olarak atandı; zamanla okulun başöğretmenliğine yükseldi ve emekliliğine kadar orada kaldı.

Şehrin kültür hayatında öğretmenliğinin ötesinde de yer aldı. 1924'te (Rumî 1340) gençleri bilim, fen ve ekonomi konularında bilinçlendirmek, Türk dilini ve Türklük duygusunu beslemek amacıyla kurulan Merzifon Gençler Birliği'nin kurucuları arasındaydı. 1937-1938'de Merzifon Halkevi'nin başkanlığını yürüttü. Yokuşbaşı'nda küçük bir matbaası vardı. Kalem işi ve renk bilgisindeki ustalığının bir izi Merzifon'daki Medrese Önü Camii'dir: caminin kalem işlerini 1951'de o yaptı. Tarihe meraklıydı; Merzifon tarihi üzerine de yazdı. 2 Şubat 1970'te Merzifon'da öldü. Adı şehirde bir caddeye verilmiştir.

Amasya ile Bağı

Kısa İstanbul yıllarını saymazsak Engin'in bütün hayatı Amasya'nın Merzifon ilçesinde geçti: orada doğdu, orada öldü. Öğretmenliği, Halkevi yöneticiliği, matbaası, yazdığı dergiler ve kalem işleri hep bu şehre bağlıdır. Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü'ndeki maddesinin dayandığı kaynakların büyük bölümü de Merzifon'a aittir: bir yerel gazete yazısı, bir Merzifon kültür derneğinin "şairlerimizi tanıyalım" dizisi ve şairin Taşan dergisindeki kendi yazıları.

Şiiri

Telif notu: Engin 2 Şubat 1970'te öldüğünden şiirlerinin koruma süresi 2040 yılının sonunda dolar. O zamana kadar şiirlerine tek tek sayfa açmıyor, aşağıda yalnız iki dörtlük alıntılıyoruz. Süre bitince her şiiri, külliyatın öteki şairlerinde yapıldığı gibi kendi sayfasında yer alacaktır.

Şiir ve makaleleri iki Merzifon dergisinde yayımlandı. 1920'de Tecelli'nin, 1930-1940 arasında da Taşan'ın başyazarlığını yaptı. Taşan'da "Merzifon Türk Ocağı" (1931), "Taşan ve Öncekiler" ve "Merzifon Tarihine Genel Bir Bakış" başlıklı yazıları çıktı; sonuncusunun yılı Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü'nde bir yerde 1936, eser listesinde 1937 olarak geçer. Şiirde hem aruzu hem heceyi kullandı. Kitap olarak bilinen tek şiir eseri, Merzifon Halkevi'nin 1935'te bastığı Dil Ozanı Diyorki Dünün Günün Destanı'dır. Başlığındaki "dil ozanı" sözü, Halkevlerinin dil çalışmalarıyla bir ilgisi olduğunu düşündürür; ancak bu kitabın içeriğini gösteren bir kaynağa ulaşamadık.

İstiklâl Marşı Yarışmasındaki Şiiri

Engin'in en çok bilinen şiiri, Millî Mücadele yıllarında Merzifon İdâdîsi'nin hat öğretmeniyken İstiklâl Marşı yarışmasına gönderdiği marştır. Millî Eğitim Bakanlığı, Mehmet Âkif'in şiiriyle birlikte yarışmaya katılan altı şiiri yayımlar; Engin'inki "İskender Hâki" imzasıyla üçüncü sıradadır. Sekizli heceyle yazılmış dört dörtlük, Anadolu'nun ağzından yapılan bir çağrı olarak kurulur. İlk dörtlüğü şöyledir:

Ey Müslüman, ey Türk oğlu
Açıldı istiklâl yolu
Benim bu son günlerimdir,
Diyor bize Anadolu.

Günümüz Türkçesiyle: Ey Müslüman, ey Türk'ün oğlu, bağımsızlık yolu açıldı; "bunlar benim son günlerim" diyor bize Anadolu. Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü aynı mısraları "Ey Türkoğlu" ve "Diyor size Anadolu" biçiminde aktarır. Sonraki dörtlükler sancağı çekmeye, esarete karşı durmaya ve son savaşın bir farz olduğunu bilmeye çağırır. Son dörtlük, birliği ve tarihteki lekeyi silmeyi öne çıkarır:

Birleşelim özümüzden,
Dönmeyelim sözümüzden,
Hem silelim bu lekeyi,
Tarihdeki yüzümüzden.

Günümüz Türkçesiyle: Özümüzden birleşelim, verdiğimiz sözden dönmeyelim ve bu lekeyi tarihteki yüzümüzden silelim. Şiir, kısa mısraları, "oğlu / yolu / Anadolu" gibi kolay kafiyeleri ve kolay ezberlenen yapısıyla bir marş metninden beklenen sadeliği taşır. Hangi lekeden söz edildiği şiirde açıkça söylenmez; mütareke ve işgal yıllarının havası düşünüldüğünde yenilgi ve işgalin kastedildiği anlaşılır, ama bu bir yorumdur.

Kronoloji

1895: Merzifon'da doğar.

1910: İstanbul'da Mercan İdâdîsi'ne girer; babasının ölümü üzerine Merzifon'a döner.

1914: Yeni açılan Merzifon İdâdîsi'nde hüsn-i hat öğretmeni olur.

1920: Tecelli dergisinin başyazarlığını yapar.

1924: Merzifon Gençler Birliği'nin kurucuları arasında yer alır.

1930-1940: Taşan dergisinin başyazarıdır.

1935: Dil Ozanı Diyorki Dünün Günün Destanı Merzifon Halkevi yayını olarak çıkar.

1937-1938: Merzifon Halkevi başkanlığını yürütür.

1951: Medrese Önü Camii'nin kalem işlerini yapar.

1970: 2 Şubatta Merzifon'da ölür.

Kaynakça

Resmî kaynaklar

Kitaplar

  • Ali Aksakal, "İskender Haki Engin", Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü, 22.04.2019 (güncelleme 19.12.2020). https://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/engin-iskender-haki
  • İskender Haki Engin, "Merzifon Türk Ocağı", Taşan, sy. 22, 1 Mart 1931 (Aksakal aktarımıyla).
  • İskender Haki Engin, "Merzifon Tarihine Genel Bir Bakış", Taşan, sy. 7 (31), 1936, s. 4 (Aksakal aktarımıyla).
  • İskender Haki Engin, "Taşan ve Öncekiler", Taşan, sy. 1 (25), 1936, s. 1-2 (Aksakal aktarımıyla).
  • Cuma Akbulut, "İskender Haki Engin", Pusula (Merzifon), 21 Ocak (Aksakal aktarımıyla).

Çevrimiçi kaynaklar