Özgün Metin
Vezin: Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün Fâilün
Ḳaşlarıñ miḥrâb ka‘bem ḳıble-gâh olmuş baña
Ḥüsn-i ruḥsârıñ maḳām-ı secde-gâh olmuş baña
Öyle müştâḳ eylemişdir ol cemâliñ kim beni
Ḳalmışım ḥayretde ‘aşḳıñ ‘azm-i râh olmuş baña
Gelmemişdir sen gibi bir ḳadd-i bâlâ ‘âleme
Ḳâmetiñ ṭavr-ı tecellî cilve-gâh olmuş bana
“Aḥsen-i taḳvîm” yazılmış levḥa-i pîşâ-nigâh
“Ve’ż-żuḥâ ve’ş-Şems” rûyıñ bedr-i mâh olmuş baña
Ol ne devletdir benim-çün ey melek-simâ melek
Sen gibi bir şâh-ı a‘ẓam pâdişâh olmuş baña
Ḳalb maḫzûndur ḳuluñ Mir’at-nümâyı ‘afv ḳıl
Yoḳ saña lâyıḳ işim ‘âdet günâh olmuş baña
Günümüz Türkçesiyle
1. Kaşların bana mihrap, Kâbe ve kıble yeri olmuş; yanağının güzelliği bana secde yeri olmuş.
2. O cemâlin beni öyle özlem içinde bırakmış ki hayrete düşmüşüm; aşkın bana yola çıkma azmi olmuş.
3. Âleme senin gibi yüce boylu biri gelmemiştir; boyun bana tecellî tavrının göründüğü yer olmuş.
4. Alnının levhasına “Aḥsen-i taḳvîm” (en güzel biçim) yazılmış; yüzün bana “Ve'ż-żuḥâ” ve “Ve'ş-Şems” ile dolunay olmuş.
5. Ey melek yüzlü melek, benim için bu ne devlettir ki senin gibi bir şah, en büyük padişah bana efendi olmuş.
6. Gönül hüzünlüdür, kulun Mir'ât-nümâ'yı affet; sana layık bir işim yok, günah bana âdet olmuş.
Edebî ve Tarihî Yorum
Gazel Diliyle Na't
Biçim ve imge bakımından bir aşk gazelinden ayırt edilemeyen bu altı beyit, bir na'ttır. Redif “olmuş baña”dır, kafiye “ḳıble-gâh, secde-gâh, râh, cilve-gâh, mâh, pâdişâh, günâh” kelimelerinde döner; ölçü remelin dört tef'ileli kalıbıdır. Sevgilinin kaşı, yanağı, boyu ve yüzü sırayla övülür; ancak her uzuv ibadetin bir unsuruna bağlanır: kaş mihrap ve kıble, yanak secde yeri, boy tecellî yeri olur.
İlk beyit divan şiirinin en yaygın teşbihlerinden birini, kaşın mihraba benzetilmesini kullanır; şair bunu Peygamber'e yöneltince mazmun gerçek bir ibadet anlamı kazanır. Dördüncü beyitte alın, üzerine Tîn suresindeki “aḥsen-i taḳvîm” yazılmış bir levha olarak düşünülür; yüz ise Duhâ ve Şems surelerinin yeminleriyle dolunaya dönüşür. Tezdeki âyet iktibası örneklerinden biri de bu beyittir.
Beşinci beyit “melek-simâ melek”, melek yüzlü melek diye bir tekrarla Peygamber'e seslenir ve onun kendisine efendi olmasını büyük bir devlet sayar. Son beyitte şair, kitabın birçok na'tında olduğu gibi günahını itiraf eder; “günah âdet olmuş” ifadesi bu kez bir alışkanlığın sözüdür.
Kaynakça
- Abdurrahman Şensöz, 19.yy. Nakşî Halidî Şeyhi Süleyman Amasî ve Manzûm Ahlâk Kitâbı, Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul 2017, s. 108 (Âdâbü'l-müeddeb çeviriyazısı; yazma: Amasya Beyazıt Yazma Eser Kütüphanesi 05 Ba 1286, vr. 7a). https://katalog.marmara.edu.tr/veriler/yordambt/cokluortam/5C/408DCD06-CF9A-5D4D-832B-41B0A7DCB7D3.pdf
Çevrimiçi kaynaklar






