Özgün Metin

Vezin: Mefâîlün Mefâîlün Mefâîlün Mefâîlün

Erişmez ẕâtıña yol eger râhım yâ Resûla’llâh
Anıñ-çün nâle-i feryâd âhım yâ Resûla’llâh
Mükedder ḫâṭırım her dem geçip ‘iṣyân ile ‘ömrüm
Demâdem cürm edip rûy-ı siyâhım yâ Resûla’llâh
Ḳapında ben gedâ muḥtâc perîşan ḥâlime raḥm et
Ki senden ġayri yoḳ cây-ı penâhım yâ Resûla’llâh
Ver dergâh-ı lüṭfuñda eger sen kim ḳabûl etseñ
Ḫudâ maḳbûl eder bî-iştibâhım yâ Resûla’llâh
Ḳabûle gerçi kim şâyân degil ‘âsî günâhkârım
Şefi‘-i melce’imsiñ pâdişâhım yâ Resûla’llâh
Şefâ‘at ḳılmasañ Mir’at-nümâ elbet yanar nâra
Eder kim dâḫil-i nîrân günâhım yâ Resûla’llâh

Günümüz Türkçesiyle

1. Ey Allah'ın Resûlü, yolum zâtına erişmiyor; bunun için inleyip feryat ediyor, âh çekiyorum.

2. Ey Allah'ın Resûlü, ömrüm isyanla geçip gönlüm her an kederli; durmadan suç işleyip yüzüm kararmış.

3. Kapında muhtaç bir dilenciyim, perişan hâlime acı; ey Allah'ın Resûlü, senden başka sığınacak yerim yok.

4. Ey Allah'ın Resûlü, lütuf dergâhında beni kabul edersen Allah da kesinlikle beni kabul eder.

5. Gerçi isyankâr bir günahkârım, kabule layık değilim; ey padişahım, ey Allah'ın Resûlü, sığınağım olan şefaatçimsin.

6. Ey Allah'ın Resûlü, şefaat etmezsen Mir'ât-nümâ elbette ateşte yanar; çünkü günahım onu cehenneme sokar.

Edebî ve Tarihî Yorum

Bir Dilencinin Yakarışı

Redif ikinci na'ttakiyle aynıdır, “yâ Resûla’llâh”; ton ise bambaşkadır. İkinci na't Peygamber'i kozmik ölçekte överken bu altı beyitte şair yalnız kendinden söz eder: yolu Peygamber'in zâtına erişmez, ömrü isyanla geçer, yüzü günahla kararmıştır. Kafiyeler “râhım, âhım, siyâhım, penâhım, bî-iştibâhım, pâdişâhım, günâhım” diye birinci tekil şahıs iyelik ekiyle kurulur; şiirin bütün ağırlığı bu “-ım” sesinde toplanır.

Üçüncü beyitte şair kendini Peygamber'in kapısındaki “gedâ”, dilenci olarak tasvir eder. Kapı ve dilenci mazmunu divan şiirinde sevgiliye karşı kullanılır; burada aynı dil, şefaat beklentisine aktarılmıştır. Dördüncü beyit bir aracılık zinciri kurar: Peygamber kabul ederse Allah da kabul eder. Bu düşünce, Nakşibendî âdâbında mürîdin şeyhe, şeyhin Peygamber'e, Peygamber'in Allah'a bağlandığı rabıta anlayışının şiirdeki karşılığı gibi okunabilir.

Cehennem korkusu mahlaslı beyitte açıkça söylenir. Kitabın na'tları içinde en kısa ve en kişisel olanı budur; övgü neredeyse hiç yer almaz.

Kaynakça

Çevrimiçi kaynaklar